Oyuncu Hakan Yılmaz ve eşi Elif Yılmaz, önceki gün İstabul Etiler’deki bir otelde üç kişinin saldırısına uğradı.
Hürriyet‘te yer alan habere göre, Hakan Yılmaz önceki akşam arkadaşlarıyla birlikte Arnavutköy’de bir yemeğe katıldıktan sonra, eşi Elif ile birlikte konaklamak için Etiler’deki bir otele gitti. Yılmaz ve eşi, otele giriş yaptıkları sırada yanlarına, korumasıyla birlikte Denizhan Vural ve arkadaşı Erdal Gökçe geldi.
Vural, Yılmaz’a “Sen beni tanıyor musun” diye sordu. Hakan Yılmaz da “Kusura bakmayın, tanıyamadım” yanıtını verdi. Bunun üzerine Denizhan Vural, “Sen beni nasıl tanımazsın. Seni ve karını’ burada harcarım” dedikten sonra üç kişi, Hakan Yılmaz ve eşine otel lobisinde tekme tokat vurmaya başladı.
Serbest kaldılar
Bu sırada saldırganlar, Elif Yılmaz’ın kafasına da sert bir cisimle vurdu. Otel çalışanlarının araya girip dayağı durdurma çalışmaları sonuçsuz kaldı. Bir süre sonra otele gelen polis, üç kişiyi gözaltına aldı. Denizhan Vural, koruması ve Erdal Gökçe, polis merkezine götürüldü. Yüzü ve gözünün yanı sıra vücudunun farklı yerlerinde morluklar oluşan Hakan Yılmaz ile eşi hastanede tedavi edilip, darp raporu aldı.
Ünlü oyuncu daha sonra karakola giderek şüphelilerden şikayetçi oldu. Yılmaz ve eşinin şikayeti sonrası polis, otelin güvenlik kamera kayıtlarını incelemeye aldı. İfadeleri alınan saldırganlar serbest bırakıldı.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…