Sermaye partisi AKP’nin emeğe saldırı politikaları bu kez çalışanların fazla mesai için onay hakkını hedef aldı.
4857 sayılı İş Kanunu’na göre, bir işçi haftada 45 saat çalışabilirken, bunun üzerindeki her bir saat fazla mesaiye giriyor. İşçinin onayı olmadan yaptırılan fazla mesai haklı fesih sebebi sayılıyor. Ancak son düzenlemeye göre, her yıl alınması gereken onay şartı kaldırıldı.
Kanuna göre işveren fazla mesai yaptırmak istediği işçiden her yıl başında ‘yazılı onay (muvafakat)’ almak zorundaydı. Aksi durumda işçiye, iş akdini feshetme hakkı doğuyordu. Ancak Kurban Bayramı’ndan hemen önce 25 Ağustos Cuma günü yapılan bir yönetmelik değişikliğiyle bu konu esnetildi. Artık patronun her yıl fazla mesai onayı almasına da gerek kalmayacak.
İşçiye iade hakkı var ama…
Eğer işçi fazla mesai yapmak istemezse verdiği onayı 30 gün öncenden işverene yazılı bildirimde bulunarak geri alabilecek. Ancak, iş kaybı endişesiyle çalışanın bunu pratikte uygulaması neredeyse imkansız hale gelecek.
İşçinin fazla mesaiye dair yazılı onayı, işverenin elindeyse veya sözleşmede bu yönde hüküm varsa işçi için fazla mesai yükümlülüğü doğuyor. Böyle bir durumda çalışan işverenin fazla mesai taleplerine uymak zorunda. İşçinin haklı bir mazereti varsa bu kez işçi fazla mesaiye kalmayabilir. Aksi durumda fazla mesai yapmayan çalışan tazminatsız işten atılabilir.
Bu haber en son değiştirildi 5 Eylül 2017 23:57 23:57
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…