İngiliz The İndependent gazetesi yazarı Robert Fisk, dün yazdığı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretini değerlendirdiği yazısında ABD ve PYD ilişkilerine de vurgu yaptı.
Trump’ın Suudi Arabistan ziyareti ile birlikte Arap NATO’su konusunda adımlarını hızlandırmaya çalıştığından bahseden Fisk aynı zamanda bu ziyaretin İran’ı kuşatma stratejisinin bir parçası olduğunu ifade etti.
Rakka Operasyonu’nun hedefi İran
Rakka Operasyonu’nun hedefinde İran’ın olduğunu ileri süren Fisk, ABD’nin Ortadoğu’da İsrail ile birlikte suni bir cephe yaratmak istediğini belirtti.
Fisk, en önemli gücünü Halk Savunma Güçleri’nin (YPG) oluşturduğu Suriye Demokratik güçlerinin öncülüğünde gerçekleşen Rakka Operasyonu’nun da bu amaca hizmet ettiğini ve Suriye ile Irak arasındaki bağlantıyı kesmeyi hedeflediğini dile getirdi.
ABD’nin desteği, Suriye ile Irak’ın parçalanmasına hizmet ediyor
Qamişlo ile Haseke’nin büyük bölümünün Kürt toprakları olmamasına rağmen Kürtlerin her iki şehri de “Kurdistan’ın bir parçası olarak gördüklerini” iddia eden Fiski, bu nedenle ABD’nin Kürtlere verdiği desteğin Erdoğan ile bazı generalleri son derece rahatsız ettiğine dikkat çekti ve bu desteğin Irak ve Suriye’yi bölünmeye götürdüğünü vurguladı.
Kürtlere kesinlikle ihanet edilecek
Yazısının devamında bu durumun böyle devam etmeyeceğini ileri süren Fiski, ABD’nin eninde sonunda Kürtlere ihanet edeceğini iddia etti.
Daha önce Kissinger’in Saddam zamanında Kürtlere ihanet ettiği gibi, Trump’un da Kürtlere ihanet edeceğini iddia eden Fiski, bu iddiasını Türkiye’nin bölgedeki öneminin Kürtlerin devletleşme arzusunu engellemesiyle sonuçlanacağı tesbitiyle destekledi ve bu durumda adalet ve insan hakları gibi tüm kavramların unutulabileceğini vurguladı.
Bu haber en son değiştirildi 24 Mayıs 2017 02:10 02:10
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…