Havuz medyasının amiral gazetesi Sabah, bugün Erdoğan’ı nasıl öveceğinin ayarını kaçırınca ortaya garip ve anlamsız bir manşet çıktı.
Her fırsatta sola, sosyalizme ve değerlerine küfür eden sağcı ve serbest piyasa yanlısı köşe yazarlarına ev sahipliği yapan Sabah gazetesi, 14 Ağustos 2017 tarihli nüshasında Recep Tayyip Erdoğan’ı tanımlamak için, “devrimci, reformcu, demokrat ve direnişçi” gibi kelimeler kullandı.
Söz konusu haberde ise AKP’nin “15 yıldır sürdürdüğü kesintisiz iktidar döneminde Danıştay saldırısı, kapatma davası ve FETÖ’nün hain darbe girişimi gibi zorlu süreçlerden” geçtiğini ifade edilerek, güçlü bir Türkiye’nin inşa edildiği iddia edildi.
Dünya kıskanıyormuş…
Özellikle başta (!) sağlık, ekonomi, enerji, emniyet ve yargı olmak üzere ülkede her alanda olumlu değişikliklerin yaşandığı ve bu yöndeki “dev projelerle” dünyanın kıskandığı bir ülke haline gelindiği de Sabah’ın iddiaların arasında.
Söz konusu konu başlıklarında iddialarını destekleyebilecek somut tek bir örnek vermeyişleri de, sağ basının tipik abartı ve yalan haberciliğinin örneği oldu.
Öte yandan, sağcıların her fırsatta küfür etmeyi görev bildikleri ancak yine de kendilerine paye verebilmek için solun değerlerini kullanıyor oluşları, sağcıların tarihsel ikiyüzlülüklerini gösterir nitelikte olduğunun da ifade etmiş olalım.
Söz konusu manşet şu şekildeydi:
Bu haber en son değiştirildi 15 Ağustos 2017 20:03 20:03
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…