Milli Takım uçağında Arda Turan’ın saldırısına uğrayan Milliyet spor muhabiri-yazarı Bilal Meşe, bugünkü köşesinde yaşananlarla ilgili bir yazı yazdı.
Bilal Meşe, “44 yıllık bir ömür kadar uzun meslek yaşamımda böylesi bir olayla karşı karşıya kalmadım. Beni bilen iyi bilir… Hiç kimsenin ne adamı oldum, ne de birilerinin taşeronluğuna soyundum! Gazeteciyim, haberciyim, muhabirim, bu özelliklerime bir de yazarlığı ekledim son yıllarda…” şeklinde başladığı yazısında, “Para ve şöhretin insanı adam etmeyeceğini biliyordum ama insanlıktan çıkaracağını yeni öğrendim.” ifadelerini kullandı.
Meşe yazısında gazetecilik yaşamından örnekler verdikten sonra şöyle devam etti:
“Efendim, deniyor ki, sorumlusu ben olduğum haber başka imza ile yayınlanmış. Asla olamaz. En başta benim gazetecilik heyecanım izin vermez. Bir haberler benim emeğim, alın terim varsa, bir başkasına asla yedirmem. O haber benim onurum, ekmek param olduğu kadar tutkum…
Gelelim prim meselesine… Dünya üçüncüsü olduk, jeep olayı patladı! Ben yazarken utanıyordum. Tartışmalar bir yıl sürdü… Dememiz o ki, o dönemde de prim tartışmaları vardı, bu olay günlerce gazete manşetlerinden inmedi… Ne yani, ortada bir prim olayı varsa, yazmayalım mı?
Rotayı yazar tarafıma çevirelim…. Tayfun Bayındır müdür olduktan sonra, bana bir köşe verdi ve yazarlık apoletini taktı. O köşede tek satır, hakaret bulamazsınız… Kişisel eleştirilerimi yaparken, ağacı kökünden sökmem, belden aşağı vurmam, yapıcı cümlelere yer veririm… Öyle kalkıp da birilerinin siparişiyle yazı yazmam… O köşe benim onurum, gururum, namusumdur… Oraya kimseyi ortak etmem! Haaa beğenmeyen de olabilir, buna saygı duyarım..
Şimdi, hâlâ şaşkınlığını ve de üzüntüsünü üzerimden atamadığım, uçaktaki olayla ilgili benim penceremden görünenleri merak ediyorsunuzdur…
Tarifsiz kederler içindeyim… Çünkü nereden bakarsak bakalım, bunların hiçbirini hak etmedim… Suskun ve de tepkisiz kalmam, hiç kimseyi haklı çıkarmaz. Bana yöneltilen suçlamaların doğru olduğunu kimse iddia edemez… Yorumlarımda hiçbir şekilde bel altı yoktur, kişiliklere saygı vardır. Eleştiri yapıcı olduğu sürece geçerlidir. Bizim lugatımızda hakaret yoktur… Kem sözler sahibine aittir! Ortada bir yalan-dolan varsa ki yok, bunun yeri bağırıp, hakaret etmek değildir. Hak hukuk var, gidersiniz dava açarsınız. Hakaret etmek, çamur atmak, dünyanın en kolay yöntemidir!
Maalesef bu yaştan sonra öğreneceklerim bitmemiş!
Para ve şöhretin insanı adam etmeyeceğini biliyordum ama insanlıktan çıkaracağını yeni öğrendim.
Benim dünyamda ‘güç’ kelimesinin karşılığı fikirdir, akıldır. Biraz daha açarsak, düşüncedir… Öyle gücü kaba kuvvet diye algılarsak vay halimize! Önemli olan fikriyle, düşünceleriyle dünyada var olmaktır. Bizlerin felsefesi budur, bilmeyenlere duyurulur!”
Bu haber en son değiştirildi 9 Haziran 2017 11:34 11:34
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İletişim Başkanlığı'ndan alıp TİHEK Başkanlığı'nda görevlendirdiği Fahrettin Altun’un sürpriz bir göreve atanacağı…
6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde TBMM'de gerçekleştirilen özel oturum, milletvekillerinin düşük katılımıyla gündeme oturdu.
Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü, “kayyım rektör” atanmasına karşı düzenlenen nöbete katıldıkları gerekçesiyle bazı mezunların üniversiteye girişini…
Adalet Bakanı Tunç, "deprem davalarına" ilişkin açıklama yaptı. Tunç, ceza yargılamaları hakkında 2 bin 673…
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza görevlilerinin kasımdaki ara seçimlerde oy verme…
Depremin yıldönümünde sosyal medya üzerinden açıklama yapan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözümüzü tuttuk, ihya ettik” dedi.