‘Pop’çu Serdar Ortaç, şaibeli 16 Nisan referandumundan sandıktan ‘Evet’ çıkmasıyla ilgili olarak AKP’nin yayın organlarından Akşam‘a ‘değerlendirme’lerde bulundu.
Ahmet Kaya’ya 1999 yılında MGD’nin ödül gecesinde yaptığı saldırıyla hatırlanan Ortaç, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a sevgisini dile getirip “Cumhurbaşkanımız benim dönemimin en güçlü lideridir. Erdoğan’dan iyisi yok. Ben Erdoğan’ı sevemez miyim, bunda ne yanlış var?” ifadelerini kullandı.
Ortaç şaibeli referandumu da da tuhaf bir mantıkla aklamaya çalışarak “1.5 milyona yakın seçmenin hepsine aynı anda sandık hatası mı yapılmış da ‘evet’’oyu vermiş?” diye konuştu.
Akşam gazetesinden Tuğba Kalçık‘ın sorularını yanıtlayan Ortaç’ın açıklamalarından bazı bölümler şöyle:
15 Temmuz darbe kalkışması başta olmak üzere terörle mücadelede devletimizin yanında yer alan bir isimsiniz. Siz kendinizi bu açıdan milli ve yerli bir sanatçı olarak görüyor musunuz?
Yıllar sonra 15 Temmuz’da da bir darbe kalkışması oldu ama Türkiye eskisi gibi değil. Ülkemizin başında güçlü bir lider var artık. Bu yüzden de bu kalkışma milletimizin de desteğiyle başarılı olmadı. Birlik içinde olmalıyız. Birleştirici olmalıyız. Siyasette şiir gibi, yumuşak bir dil kullanmalıyız. Hükümetimiz güçlü, çalışkan ve çok akıllı politikalar yürütüyor. Ama ne yazık ki muhalefetimiz güçlü değil. Muhalif kesimler ülkeyi yönetenlere karşı önyargı içinde. Elle tuttulur bir sebepleri de yok. Sosyal medyada da neden muhalif olduğunu bilmeden, hükümete karşı olanlar var. Bu çok yanlış.
Sayın Cumhurbaşkanımız benim yaşadığım dönemin en güçlü ve en büyük lideridir. Erdoğan’dan iyisi yok. Ben Erdoğan’ı sevemez miyim, bunda ne yanlış var? Bunu söylemeye çekinen kesimler var. Bu kesimleri de anlamakta güçlük çekiyorum. Ben hem Atatürk’ü hem de Erdoğan’ı seviyorum. Kendini Cumhuriyetçi olarak tanımlayan kesimlere soruyorum, bunun neresi yanlış?
“CHP mutlaka bir sebep bulur”
CHP seçim sonuçlarına da itiraz ediyor. YSK’ya seçimlerin yenilenmesi için başvuruda bulundu. Bu tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?
CHP bu seçimde gitmeseydi sonraki seçim giderdi YSK’ya. Mutlaka gitmek için bir sebep bulurlardı. ‘Evet’ ve ‘hayır’ oyları arasında 1.5 milyona yakın oy farkı var. 1.5 milyona yakın seçmenin hepsine aynı anda sandık hatası mı yapılmış da ‘evet’ oyu vermiş? Bu olabilir mi? Mantıklı değil. Ben de oy kullandım Sarıyer’de. Oy kullandığım yerde her şey tıkır tıkır işliyordu. Sürekli hükümetin her önerisine karşı gelerek muhalefet ederse ülkede huzur kalmaz. Bu alışkanlıklardan artık kurtulmalı muhalefetimiz. Siyasette sertleşmek yerine yumuşak bir üslup hakim olursa, hem muhalefet hem de hükümet birbirine ve bize karşı daha yumuşak bir dil kullanırsa her şeyin çok daha iyi olacağını düşünüyorum.
Bu haber en son değiştirildi 25 Nisan 2017 01:18 01:18
Yeni Ülke Dergisi, bir yandan ülke ve dünyadaki gelişmeleri analiz etmeye diğer yandan önümüzdeki mücadele…
Başbakan Edi Rama ilk etapta "endişelenecek bir şey yok, proje henüz onaylanmadı" diyerek mesafeli bir…
Emperyalizmin savaş örgütü NATO'nun 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenleyeceği zirve nedeniyle Gençlik ve Spor Bakanlığı'na bağlı…
CHP'nin mahkeme kararıyla atanan genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'nde kendisine destek veren bir…
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş 'mutlak butlan' sonrası tartışmaları ve politik gelişmeleri değerlendirdi.
Partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunan CHP lideri Özgür Özel, "Bedeller ödeyeceğiz ama yürüyüşümüzden asla vazgeçmeyeceğiz"…