AKP’nin yayın organlarından Sabah’ın yazarı Haşmet Babaoğlu, hekimleri Adalet Yürüyüşü’ne katılmaya çağıran Türk Tabipler Birliği’ni (TTB) hedef aldı.
TTB, 23 Haziran Cuma günü üyelerine çağrı yaptığı mesajında “Darbelere, OHAL’e ve antidemokratik düzene karşı laik ve demokratik bir ülkede barış içinde yaşamak için; sağlık hakkımız, hekimlik değerlerimiz ve toplumsal sağlığımız için tüm hekimleri Adalet Yürüyüşüne davet ediyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.
TTB’nin çağrısına ve hekimlerin yürüyüşe katılmalarına tepki gösteren Babaoğlu, yazısında sosyalizme olan düşmanlığıyla ilgili vurgu yapmayı da unutmadan, odanın üyelerine ‘Stalinist tahakküme boyun eğmeme’ çağrısında bulundu.
Babaoğlu’nun yazısında ilgili bölüm şöyle:
“Şimdi biri de çıksın şuna cevap versin…
Arka planı ve hedefi bu kadar karanlık bir yürüyüşü insanlara demokratik ve meslekihaklar yürüyüşü diye pazarlayanların sağlığımız konusundaki samimiyetlerine şimdi nasıl güveneceğiz?
Memleketi “hasta” etmeye kararlı bir odanın idare ettiği hekimler insanları iyileştirebilir mi?
İnsan ister istemez huylanıyor.
Ama açık söyleyeyim…
Artık Tabipler Birliği yöneticilerine falan kızmayı bıraktım. Onlar zaten militan tavır içindeler.
Ben uzun yıllardır odalarının Stalinist tahakkümüne boyun eğip sessiz kalmayı tercih eden meslektaşlarına kızıyorum.”
Bu haber en son değiştirildi 2 Temmuz 2017 20:37 20:37
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…