Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) ilan ettiği “Referandum yasakları” bugün başlıyor.
Buna göre Başbakan, bakanlar ve milletvekilleri, 9 Nisan’dan itibaren, oy verme günü olan 16 Nisan’a kadar, makam araçlarını ve devlet uçaklarını kullanamayacak. Bu süre içinde resmi protokol karşılama ve uğurlama törenleri de yapılamayacak. Memurlar törenlerde yer alamayacak, mitinglere katılamayacak.
‘Hülle’ ile deliniyor
Sözcü’den Ali Ekber Ertürk‘ün haberine göre, bu yasakların büyük bölümü, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ise kapsamıyor. Yasa “Tarafsız konumda olması nedeniyle” Cumhurbaşkanı’nı kapsam dışında tutuyor. Erdoğan yasak süresince de makam aracı ve uçağını kullanabilecek, miting de yapabilecek. “Evet” oyu da isteyebilecek. Yasak bir hafta sürecek. Ancak bu dönemde de iktidar mensuplarının makam araçlarına sivil plaka takıldığı için “hülle” yoluyla yasak da deliniyor.
“Miting yapabilir”
Yüksek Seçim Kurulu’nun CHP temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, anayasa değişikliğinin, Meclis’te grubu bulunan 4 siyasi partinin yanı sıra, Cumhurbaşkanı’na da propaganda olanağı tanıdığını belirtti. Yakupoğlu, “Cumhurbaşkanı, toplu açılış ya da temel atma töreni yapamaz ama miting yapabilir. Referandum kararını kendisi verdiği için yasa koyucu ona da propaganda yapma ve referanduma götürdüğü anayasa değişikliğini anlatma olanağı sağlıyor” dedi.
Bu haber en son değiştirildi 9 Nisan 2017 23:44 23:44
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…