AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK), Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.
Toplantının ardından AKP Sözcüsü Mahir Ünal toplantının ardından açıklama yaptı.
Ünal’ın sözleri şöyle:
(Özgür Özel’e) Grup Başkanvekilliği soytarılık yapma yeri değildir. Herkesten kendi parmağına sahip çıkmasını öneriyoruz. Susuyorsak bunu birileri zaaf zannetmesin. Böyle bir hadsizlik olmaz, bunu asla kabul etmeyiz. Karşımızda öyle bir siyasi profil var ki kasetle gelmiş, yalan söylemekten hiçbir şekilde imtina etmeyen bir profille karşı karşıyayız. Musa olmak ne demektir bunu bilmez. Kendisinden Musa da olmaz Firavun da olmaz. Biz hiçbir zaman kavmimize ihanet etmedik.”
“KASETLE GELMİŞ KAYIKÇI PROFİL”
Kasetle gelmiş kayıkçı bir profille karşı karşıyayız. Bugün Firavun diye bizi nitelendiriyor. Kendisinden Musa olmaz Firavun da olmaz. Firavun da bir şahsiyettir. Olsa olsa Musa’nın kavmine ihanet eden Samira olur. Biz kavmimize hiç bir zaman ihanet etmedik. Bunların bizimle ilgili konuşmaya başladıklarında kendilerinin farkında olmaları gerekiyor.
Bugün fazilerden bahsetti Kılıçdaroğlu. Ben ona şunu hatırlatacağım. Aynı yalanları tekrar etmekten vazgeçmiyor. Biz iktidara geldiğimizde toplanan her 100 liranın 86 lirası fazie gidiyordu şimdi 12 lirası gidiyor.Bugüne kadar yaptığı işlere baktığımızda kendisine bizim bir değerlendirme yapacağımız husus olmuş mudur diye düşünüyorum, yok.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…