Ankara Üniversitesi, uluslararası bilimsel yayınlara vereceğini açıkladığı teşvik için başvuran Dr. Kerem Altıparmak’ın Yaman Akdeniz’le birlikte kaleme aldığı makaleyi “bilimsel” saymadı.
Dr. Kerem Altıparmak’ın Yaman Akdeniz’le birlikte kaleme aldığı makale “Türkiye’de Muhalif Düşüncenin Susturulması ve İfade Özgürlüğü”, “Muhalif Görüşlerin Yayın Yasaklarıyla Susturulması” ifadelerinin yer alması nedeniyle Ankara Üniversitesi tarafından “bilimsel” sayılmadı, teşvik başvurusu reddedildi.
Mülkiye Haber‘den Nurettin Öztatar’ın haberine göre, 21 Aralık 2016’da yaptığı başvuruya 6 ay süre ile cevap verilmediğini belirten Altıparmak, gelişmeleri şöyle anlattı:
“Diğer başvurularımı da cevapsız bıraktıkları için Rektörlüğü YÖK’e şikayet ettim. Tesadüf ya bu şikayet sonrasında UBED Komisyonu toplanıp bir karar almış. Şimdi işin ilginç yanı şu. UBED (Uluslararası Bilimsel Etkinlikleri Destekleme Komisyonu) ilkelerine göre şu yayına teşvik veriliyor: ‘Bir önceki takvim yılında veya içinde bulunulan yılda uluslararası alanda tanınmış yayınevlerince yabancı dilde yayımlanmış; Ankara Üniversitesi adresini de içeren özgün ‘kitap yazarlığı’, özgün kitaplarda ‘bölüm yazarlığı’ veya ‘kitap editörlüğü’ (çeviri ve bildiri kitapları hariç)”
“MUHALİF”Lİ İFADELER “BİLİM DIŞI”
Kendi başvurusunun uluslararası alanda tanınmış yayınevlerinde yabancı dilde yayım, Ankara Üniversitesi adresini içerme ve özgün kitaplarda “bölüm yazarlığı” özelliklerinin tamamını taşıdığını vurgulayan Altıparmak, söz konusu eserin Türkiye ile ilgili ifade özgürlüğü çalışan birçok kişinin temel referans noktalarından biri olduğunu kaydetti.
Kararı alan “yetkin” bilim insanlarının adlarını öğrenemediğini çünkü üniversitenin isimleri karalayarak belgeyi gönderdiğini kaydeden Altıparmak, “Ayrıldığım üniversitenin resmi budur, ‘Türkiye’de Muhalif Düşüncenin Susturulması ve İfade Özgürlüğü’, ‘Muhalif Görüşlerin Yayın Yasaklarıyla Susturulması’ gibi ifadeler bilim dışı, kişisel görüş sayılıyor. Bu kuraklığı da öyle hakimler, savcılar siyasetçiler değil bizzat akademisyenler yaratıyor.” dedi.
Makale, Bilgi Üniversitesi tarafından “Tehlike Altında Gazetecilik” başlıklı kitapta yayımlanmıştı.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…