Reklam
Kategoriler: İç Açı

Atatürk’ün kaldığı ev alevlere teslim: Mimarlar Odası 1 gün önce uyarmıştı…

Reklam

Ankara’nın Keçiören ilçesinde, Atatürk’ün de kaldığı tescilli tarihi simge yapılardan Ziraat Mektebi olarak da bilinen Çoban Mektebi’nde yangın çıktı. İtfaiyenin 1 saatlik çalışmasıyla söndürülen yangın sonrasında tarihi binada zarar meydana geldi.

Keçiören ilçesi Fatih Caddesi’nde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kaldığı Çoban Mektebi’nde, öğle saatlerinde yangın çıktı. Atıl durumda bulunan tarihi bina, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede alevlere teslim oldu. Çevredekilerin ihbarı üzerine kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, binanın kapılarını kırarak yangına müdahale etti. Yangın, yaklaşık 1 saatlik çabayla söndürüldü. Tarihinin binanın zarar gördüğü yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı.

1895-1897 yılları arasında inşa edilen Çoban Mektebi, Atatürk ve Heyet-i Temsiliye üyelerine ev sahipliği yapmıştı. Atatürk, 27 Aralık 1919’da Heyet-i Temsiliye üyeleri ile birlikte Ankara’ya geldiğinde bu binaya yerleşerek, mücadeleyi başlatmıştı.

Padişah 2’nci Abdulhamid döneminde inşa edilen okul binasının ayrıca 2009 yılında 33 KV Envanter Numarası ile Kültür Bakanlığı tarafından tarihi eser olarak tescillendiği bildirildi.

“BU UTANÇ HEPİMİZE YETER”

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, dün yaptıkları basın açıklamasıyla binanın harabeye döndüğüne dikkati çektikten bir gün sonra bu olayın meydana geldiğini hatırlattı.

Candan, evde önceki gün incelemede bulunduklarını hatırlatarak, “Bunun böyle olacağı açıktı. Bu derece içi ve etrafı boşaltılan bu tür tarihi değerlerimizin kasıtlı olarak yakıldığına inanıyorum. Maalesef değerlerimizin yok olmasına neden oluyorlar. Milli Mücadelenin ilk karargahına tanıklık etmiş durumdaki böyle bir tarihi değerin bugün alevler içerisinde yanması konusundaki bu utanç hepimize ve hükümetimize yeter” dedi.

Candan, binanın pencerelerin camlarının kırıldığını, çatının sökülmeye başladığını, tesisatların söküldüğünü, binanın etrafında herhangi bir güvenlik önleminin olmadığını, yapılan incelemenin ardından dün basın açıklamasıyla dile getirdiklerini vurguladı.

Candan, “Henüz dün yaptığımız açıklamada, ‘Bu vurdumduymazlıktan birinci derece sorumlu olan Kültür Bakanlığı’dır. Kültür Bakanlığı bu binanın korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasından birinci derece sorumludur. 2863 Sayılı Kanuna göre görevini yerine getirmeyen Kültür Bakanı hakkında suç duyurusunda bulunacağız’ demiştik. Çünkü bize emanet edilen bütün değerlerin boşaltılması, atıl duruma getirilerek yok edilmesini kabul etmeyeceğiz. Binanın ikinci katında Atatürk’ün çok uzun süre kaldığı bir oda olduğu ve onun kullandığı eşyalar olduğunu biliyoruz, bunlar nerede şu anda bilmiyoruz. Bina her türlü tahribe açık durumda. Korunmaya alınmış durumda değil. Zaten ayakta olan bina bir anda boşaltılarak atıl duruma getiriliyor. Sonra da yıkılarak hayatınızdan çalınmaya çalışılıyor” diye konuştu.

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam