ABD emperyalizmine karşı aydınlar, yazarlar ve emekçiler “ABD Kovulmalı! Bu Düzen Değişmeli!” diyerek mücadele çağrısında bulunmuştu. Emperyalizme bağımlı ülkemizin kurtuluşunu, emperyalist yalanları ve gerçekleri ile sosyalistlerin göreve çağrıldığı açıklamada, emperyalizmin oluk oluk kan döktüğü ve AKP iktidarının iki yüzlü politikalar sergilediği koşullarda sessiz kalınamayacağı vurgulanmıştı.
“ABD Kovulmalı! Bu Düzen Değişmeli!” diyerek çağrıda bulunan aydınlardan birisi olan, yazar ve gazeteci Barış Terkoğlu, Manifesto‘ya verdiği demeçte ‘BOP Eşbaşkanı’ olarak ABD ile Türkiye’nin ortaklığını vurgulayan bir liderin yine ABD eliyle istikrarsızlığa düştüğüne vurgu yapıp, “Tarih bugün Türkiye yurtseverini, liberal saflarda etnikçi politikalarla emperyal merkezlere yeniden bağlanmaya değil, emperyalizmden kurtuluşun formülünü bir kez daha hatırlatmaya çağırıyor” ifadelerini kullandı.
Barış Terkoğlu’nun demeci şöyle:
“Biri hapishanede olmak üzere ABD Dışişleri belgelerini konu alan iki kitap yazdık. Bunların toplamına bakınca gördüğümüz şu: Türkiye’de iktidarlar ayakta kalmak için hep ABD onayına ihtiyaç duyarken, iktidara aday olanlar da bu denklemi ABD ile yeniden kurmaya çalışıyor. Hem iktidarı hem muhalefeti kontrol edebilmek ABD’nin büyük başarısı, öte yandan kontrol edebileceklerini bulmak da şansı.
Türkiye, bugün “BOP’un eşbaşkanıyım” diyerek ABD ile ortaklığını itiraf eden bir liderin ABD eliyle istikrarsızlığa düştüğü günlerden geçiyor. Bu öyle bir lider ki ABD en yakın komşularına savaş açtığında koşarak gitmiş. Bu öyle bir lider ki ABD kendi ülkesindeki kurumları tasfiye ederken “savcısıyım” diyerek kendisine görev biçmiş. İktidardan düşme korkusu geldiğinde de ABD ile kavga etmek zorunda kalmış. Ve yolunun ayrılıyor göründüğü her anda ise onunla uzlaşmak için yeni bir yol aramış.
Oysa Türkiye’yi bu ikircikli iktidarlardan da ikircikli muhalefetten de kurtaracak yegane siyasi geçmiş Türkiye’de eşitlik, özgürlük, kardeşlik mücadelesi verenlerin omuzlarında yükseldi. “İncirlik Üssü kapatılsın” dediklerinde, “NATO’dan çıkılsın” dediklerinde, “bölge halklarına karşı yapılan tüm anlaşmalar iptal edilsin” çağrısı yaptıklarında karşılarında hep dinci ya da şoven gericileri buldular. Tarih bugün Türkiye yurtseverini, liberal saflarda etnikçi politikalarla emperyal merkezlere yeniden bağlanmaya değil, emperyalizmden kurtuluşun formülünü bir kez daha hatırlatmaya çağırıyor. Daha uygun bir zaman olabilir mi?”
Bu haber en son değiştirildi 19 Eylül 2018 15:43 15:43
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…
Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…