Metin Akpınar’ın geçtiğimiz Cumartesi günü televizyon ekranlarında AKP’nin sonununda Mussolini gibi olacağını iddia ettiği konuşması üzerine dün soruşturma açılmıştı. Bugün ifade veren Metin Akpınar ve Müjdat Gezen adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Kamuoyunda sert tepkilerle karşılanan ‘bezirgan saltanatının’ bu zulmüne karşı TKH’den açıklama geldi:
“Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e dönük yapılanlar kabul edilemez!” başlıklı açıklama şu şekilde:
”
Ülkemiz emekçileri tarafından kabul gören ve sevilen iki sanatçı Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e dönük Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından edilen hakaret ile devlet kurumlarının Erdoğan’ın sözleri üzerine harekete geçmesi kabul edilemez. İşte başkanlık denilen şey bu, olan şeyse rejimin bir kişinin iki dudağı arasına hapsedilmesidir.
Katıldıkları bir televizyon programında görüşlerini ifade eden iki sanatçı hakkında “sanatçı müsveddesi” ifadesini kullanan, hesap vereceklerini söyleyen Erdoğan’ın bu sözleri üzerine savcılık iki sanatçı hakkında soruşturma başlatmış ve ülkemizin iki aydını polis eşliğinde ifade vermeye götürülmüştür. Basın suçları değil örgütlü suçlar bürosunda ifadeleri alınan Gezen ve Akpınar üzerinden tüm topluma korku yayılmaya çalışılmakta ve ülkemizde düşünmek, görüşünü ifade etmek bir kere daha suç ilan edilmektedir.
Ülkemiz AKP iktidarı eliyle gericiliğin olanca karanlığının içine sokulmuş, sermaye sınıfının saldırganlığına en açık hale gelmiş, emperyalizm işbirlikçiliği ülkemizde zirve yapmıştır. Büyük şair Nâzım Hikmet’in dizelerinde ifade ettiği “Bezirgan saltanatı ve zulmün” devamlılığı için ülkemizdeki sömürü düzeninin tam da böylesi bir yönetime ihtiyacı vardır.
Kimse konuşmayacak, görüşünü söylemeyecek, bu düzeni ve temsilcilerini eleştirmeyecek…
Ancak ülkeyi birbirine katan ve ekonomik krize sokan, dış politikada emperyalizmin çıkarlarını ülke çıkarı gibi pazarlayan, patronların çıkarlarından başka bir çıkar düşünmeyen bir iktidar şimdi de bugün iki sanatçının sözleri üzerinden topluma korku salmaya çalışıyor. 12 Eylül darbesinin çocuklarının Gezi direnişinin arkasında darbe aramalarının da, kendilerini eleştiren herkese darbeci yakıştırması yapmalarının da, darbeci FETÖ’nün siyasi ayağını bugüne kadar ortaya çıkarmamış olmalarının sebebi budur.
İşte tam da bu yüzden, Metin Akpınar ve Müjdat Gezen şahsında AKP iktidarı tarafından tüm emekçilere dayatılan korkular imparatorluğuna boyun eğmeyelim.
Ülkemizin iki sanatçısına hakaret edilmesini ve haksız yere suçlanmasını kabul etmeyelim.”
Bu haber en son değiştirildi 17 Nisan 2020 21:22 21:22
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…