AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İstanbul’da millet bahçelerinin toplu açılış töreninde konuşuyor.
100 günlük icraat programlarındaki bir maddenin daha hayata geçtiğini söyleyen Erdoğan, “Bahçemiz camiden kapalı otoparka, biyolojik göletten koku bahçelerine, etkinlik çadırından millet kıraathanesine kadar tüm ihtiyaçlara cevap verecek tesisleri barındıracak” diye konuştu.
Erdoğan, millet bahçesi projesinin 350 bin metrekare alan kapladığını belirtti.
Başakşehir’de toplu açılış töreninde konuşan Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:
“Hedefimiz, her ile en az birer tane millet bahçesi kurmak. Biz Kanal İstanbul diyoruz, onlar istemez diyorlar. İsteseniz de istemeseniz de yapacağız.”
“5 millet bahçemizin büyüklüğü 1.5 milyon metrekareyi buluyor. Sadece bu proje ile kişi başına düşen yeşil alanı yüzde 10 artırıyoruz. Türkiye’nin en büyük fuar alanını Atatürk Havalimanı’nın kapalı alanlarından yapacağız. Devasa bir millet bahçesi de orada yapacağız. İstanbul daha güzel olacak, bu millete bu yakışır. Durmayacağız değil mi? Kapı kapı gezeceğiz.”
“Biz hizmet belediyeciliği derken, gönül belediyeciliğini de içine alan daha geniş bir kavramdan bahsediyoruz. Büyükşehirde gönlünü kazanamadığımız tek bir kişi bıraktıysak, şehri baştan da yapsak o şehri tam anlamıyla kazanmış sayılmayız. O nedenle adını gönül belediyeciliği koyduk? Nasıl? Yeterli olan gönülleri kazanmak, biz gönülleri almaya geldik.”
“Yeşil alanları fazla şehirlerde yaşayan insanların depresyon gibi en büyük tehditlerden birine daha az maruz kaldıkları görünmektedir. Batı toplumlarının tabiatı yenilmesi gereken bir anlayış olarak görmesi bütün insanlığı tehdit ediyor.”
“Çevrecilik adına yakıp yıkanlar, Gezi olaylarını yapanlar, ülkenin hayrına her işin karşısına dikilenler, gelip şu millet bahçelerine baksınlar ve gerçek çevrecilik nedir görsünler.”
“Ülkemizi kendi arka bahçeleri haline getirmek isteyenlere Çanakkale’den İstiklal Harbimize ve 15 Temmuz’a kadar her fırsatta gereken cevabı milletçe verdik.”
“Biz tek parti devrinden beri milleti aşağılayan, küçümseyen, hakaret eden, kendi marjinal yaklaşımlarını topluma dayatmak isteyen azgın azınlığın oyunlarıyla sarsılacak bir ülke değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu oyununa gelmedik ve gelmeyeceğiz. Biz İstiklal Marşı’yla Safahat’ı yastık altı kitabı olarak koyduk ve öyle büyüdük. Milletimizin de bizim de karnımız bu bayat oyunlara toktur. Türkiye’de ne Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’e, ne de inancından, meşrebinden, kılık kıyafetinden dolayı herhangi bir vatandaşımıza hakaret edilmesine izin vermeyiz.”
Bu haber en son değiştirildi 17 Kasım 2018 17:08 17:08
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…
Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…
Laiklik Meclisi'nden yapılan açıklamada "karşı devrim saldırılarının önemli parçası olan “yeni anayasa” dayatması ile ülkemiz…