Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraklerinden olan Bursa Ekmek Sanayii (BESAŞ), alkollü içki satışı yapılan yerlere artık ekmek verilmeyeceğini duyurdu.
Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre, Türkiye’nin üçüncü büyük ekmek üretim tesisi BESAŞ’tan 14 Mart 2018’de bayilere gönderilen ‘alkol satışı’ konulu yazıda, “BESAŞ yönetiminin bayiliklerle ilgili olarak 2016 yılında aldığı kararlardan biri de, BESAŞ bayiliği talep eden yerde, alkol satışının yapılmaması hususundadır. Bu karar neticesinde yeni bayilik başvurularında bu kural göz önünde bulundurularak bayilikler verilecektir” denildi.
Yazıda ayrıca, “Bugüne kadar verilen tüm bayiliklerimizde ekmek satışı yapılan noktada alkol satışının yapılmaması hususunun uygulanmasına karar verilmiştir. Bu sebeple bayinizin mağduriyet yaşamaması adına 31 Mart 2018 tarihine kadar alkol satışını sonlandırmanızı, aksi takdirde sözleşmenizin tarafımızdan fesih edileceğini bilgilerinize rica ederiz” ifadelerine yer verildi.
Belediyenin kararına tepki gösteren CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil, “Ekmeği, bir gıda olarak sunmaktan çıkarıp, elinde silah gibi tutmak, tam olarak ekmekle oynamaktır. Bayiler yoksul ve gariban insanlara daha çok ekmek yayılsın diye satıyor. Sen bu şekilde gariban halkı da cezalandırıyorsun. Gariban vatandaş ekmeği almak için daha uzaktaki bayiye gitmek zorunda kalacak, hesaplı ekmeğe daha zor ulaşacak” diye konuştu.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…