CHP yönetimi, milletvekilleri ve parti meclisi üyelerine gönderdiği “Medya Tutum Belgesi”nde parti içi sorunların kamuoyu önünde tartışılmasına yasak getirirken, izinsiz televizyona çıkılmamasını istedi.
Cumhuriyet’ten İklim Öngel’in haberine göre CHP’nin basınla ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcısı Tuncay Özkan’ın koordinasyonunda hazırlanan belgede, “Kol kırılır yen içinde kalır” ilkesinin uygulanması istendi.
“Amaç, her arkadaşımızın medyada daha çok yer almasını ve partimizin sesinin daha güçlü duyulmasını sağlamak” denen tutum belgesinde sıralanan talimatlar şöyle:
-Medya ve kamuoyu önüne çıkacak partimiz CHP üyeleri ile yönetici ve seçilmiş kişileri, stratejik önemdeki konular hakkında şahsi görüş ve kanaatlerini açıklayamaz. Anlık sorularla muhatap olsalar dahi PM’den geçmemiş, genel başkan, parti sözcüsü, MYK üyeleri, TBMM grup başkan vekillerince açıklanmamış stratejik açıklamalardan kaçınırlar.
-Medyaya çıkmadan partililer önce izin alınmalı. Milletvekilleri nöbetçi grup başkan vekillerine, PM üyeleri de basından sorumlu genel başkan yardımcılığına bilgi verir ve parti politikasına ilişkin bilgi talep eder.
-Uzmanlık alanı doğrultusunda programlara konuk olunmalı.
-Programda tüm konuklar veya temsil edilen partiler arası denklik vazgeçilmez unsurumuz olmalı. Gazete röportajları için de hangi sayfada, sayfanın neresinde ne kadar alan alacağı ile ilgili bilgi alınmalıdır.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…