Binlerce kişinin dolandırıldığı belirlenen Çiftlik Bank’ın reklam yüzlerinden AKP’li oyuncu Mehmet Çevik, kendisiyle ilgili yapılan haberlere ilişkin, “Duruşu net bir sanatçının yıpratılmasına yönelik bir politikanın ürünü.” dedi.
Çiftlik Bank kurucusu Mehmet Aydın’ın firar etmeden önce katıldığı toplantılarda en önde yer alan oyuncu Çevik, Habertürk’ten Bülent İpek‘e konuştu.
Çevik’in açıklamalarında ilgili bölümler şöyle:
Neden o etkinliklere katıldınız?
“Meşru olduğunu düşündüğüm bir projenin tesis açılışlarında durdum ama sisteme katılmadım. Bu bir üretim sahasının açılışıydı. Kendimi şöyle mağdur hissedebilirim, ruhsatlı ve yasal olduğunu düşündüğüm bir işin basın ayağında bulundum. Ben hayatını ilkeli yaşamaya çalışan bir adamım.
Sadece medya alanında reklam anlaşması yapmıştım. Ocak ayında yeni üye alımı durdurulmuştu. Bir dolandırıcının pervazında ‘Sağduyulu bir yerde duruyorum’ demek artık içimi rahatlatmıyor.
Maddi olarak alacağınız kaldı mı?
Benim alacağım zaten küçük bir meblağ idi.
Şu an neler hissediyorsunuz?
Gönül verdiğim mesleği yaparken dolandırıcılar grubunun içine düşmek çok üzücü.
Bu suçta payınız yok mu?
Eğer ortada bilmediğim için bir suç oluşmuşsa bu tabii benim için vebal haline gelir. Hayatım boyunca menfaat için eğilmedim. Açılış fotoğraflarında yer almamın bu kadar konuşulması galiba duruşu net bir sanatçının yıpratılmasına yönelik bir politikanın ürünü.
Kullanıldığınıza mı inanıyorsunuz?
Bütün güzel şeyler çirkinlerin malzemesi haline dönüştürülüyorsa tabii ki üzgün olursunuz. Ben bu oluşumdaki mekanizmanın önemli bir dişi miyim? Hayır. Suçlu olsaydım hem yasal hem de vicdani zeminde bunun karşılığını hiç tereddüt etmeden çekerdim.
Önce şu ateşin düşmesi gerekiyor. Benim de yapacaklarım var. Gerekirse şikâyetçi olan insanların içinde yer alıp bu zeminin ne menem bir şey olduğunu anlatan açıklamalar yapacağım.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…