Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hu Çunhua, ABD’nin Çin’den ithal edilen 34 milyar dolar değerindeki 800’den fazla teknoloji ürününe dün geceden itibaren uygulamaya başladığı yüzde 25 ek gümrük vergisine karşılık olarak, ABD’nin ithal ürünlere yönelik mütekabil tarife artışlarının “anında yürürlüğe gireceğini” açıkladı.
Sözcü Hu, tarife artışlarının hangi kalemlerde ve ne miktarda olacağına dair bilgi vermedi.
Pekin yönetimi daha önce ABD’nin tarife artışı kararına karşılık olarak aralarında domuz eti, soya fasülyesi, elektrikli otomobil ve viski gibi ürünlerin olduğu 34 milyar dolar değerindeki ithal kalemine ilave gümrük vergisi getireceğini açıklamıştı.
Öte yandan bugün açıklama yapan Çin Başbakanı Şi Cinping, ticaret savaşının kesinlikle çözüm olmadığını vurgulayarak, “Bu savaştan kimse kazançlı çıkmayacak” dedi.
“Çin yabancı yatırımcılara daha fazla açık pazar taahhüdüne bağlı kalacak” diyen Cinping, “Eğer herhangi bir taraf, tarifeleri artırmaya giderse, Çin, çıkarlarını korumak için yine karşı önlemler alacaktır. Eğer birisi ticaret savaşını yoğunlaştırırsa, o diğerlerine ve kendisine zarar verir. Uluslarararası ortamın Çin’i nasıl değiştirebileceği sorun değil, Çin’in büyüme için devasa pazarı ve potansiyeli var” ifadelerini kullandı.
Cinping, yabancı şirketlerin ülkedeki çıkarlarını ve fikri mülkiyet haklarını koruyacaklarını belirterek, “Onlar Çinli şirketler gibi muamele görecekler” şeklinde konuştu.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…