68 Kuşağı’nın devrimci gençlik önderlerinden Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in Tuhaf Dergi’den Muhsin Topyıldız’a verdiği röportajda, ağabeyine ilişkin açıklamalarda bulundu. Hamdi Gezmiş 1970 yılında abisi Deniz Gezmiş ile birlikte geçirdiği cezaevi günlerini anlattı ve yaşadıkları bir tartışmayı aktardı.
Hamdi Gezmiş’in röportajında ilgili bölüm şöyle:
1970 yılında ben henüz 17 yaşındayken kısa bir süre Bayrampaşa Cezaevi’nde beraber bulunduk. Sol ve sağ görüşlüler ayrı koğuşlarda yatıyordu. Devrimci öğrenciler E1- 101 Koğuşunda kalıyordu. Koğuşta adi suçlular, cinayetten yatanlar, kaçakçılar da vardı ama ağırlık siyasilerdeydi. Cezaevinde abime kavuşunca önce sarıldık ama sonra kızdı bana; “Ne işin var burada?” dedi. Kendi tercihim olmadığını söyledim. Baktım üstüme geliyor, “Sen neden buradasın o zaman? Senin burada ne işin varsa benim de o işim var,” diye diklendim. “Benim görevlerim var,” diye cevapladı. “Benim de görevlerim var,” dedim. Bunun üzerine nasihatlere başladı. “Sen bana bakma, ben fırsat bulup okuyamıyorum. Ama sen önce okulunu bitirmelisin. Eyleme de katıl ama dikkatli ol,” dedi. On beş gün sonra tahliye kararı anons edilince başta Cihan olmak üzere arkadaşlar marş söyleyerek yolcu ederken Deniz abim gerilerdeydi, duygusallaşmıştı. Sarıldık. Deniz Abim’e sarılınca göğsüne gelirsiniz. Öylece sarılıp ayrıldık…
Bu haber en son değiştirildi 5 Eylül 2018 20:04 20:04
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…