Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez, Türkiye’nin “kamudaki enerji verimliliği yatırımları” için Dünya Bankası ile 200 milyon dolarlık anlaşma yapıldığını açıkladı.
Enerji Verimliliği Derneği 5. Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nın açılışında konuşan Bakan Dönmez, Türkiye’nin enerjide kaynak zengini bir ülke olmadığını ve yurt dışı kaynaklı her bir ilave enerji kaynağının ekonomiye yük anlamına geldiğini söylerken şöyle konuştu:
“İhtiyacımız kısa vadede değil, uzun vadeye bakarak gereken dönüşümü hayata geçirmek. Enerjinin verimli kullanılması sonucunda oluşan tasarruf ilave bir arz kaynağı demek. Bu kapsamda verimlilik, en temiz, yerli ve milli kaynakların başında geliyor. Daha az enerjiyle daha fazla katma değer almak için enerji verimliliğini istisnasız uygulamak zorundayız. ‘Kaynakları bu kadar heba edecek kadar zengin bir ülke miyiz?’ sorusunu sormamız gerekiyor bu noktada. Enerji yoğunluğumuz Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü ülkelerinin ortalamasının üzerinde. Hedefimiz dünyanın en büyük 10 ekonomisinden birisi olmak. O zaman yapılacak şey çok basit. Enerji yoğunluğumuzu en az küresel rekabette önde olan ülkeler seviyesine ve hatta daha da altına çekmek zorundayız. Bunun başka yolu da yok. Verimli enerji, yüksek katma değer.”
“DÜŞÜK FAİZLİ, UZUN VADELİ”
Bakan Dönmez, bu yıl martta açıklanan ‘Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’na değinirken planın birçok sektörü ilgilendiren 6 alanda toplam 55 eylemi içerdiğini kaydetti. Dönmez, plan kapsamında 2023’e kadar enerji verimliliğinde yaklaşık 11 milyar dolar yatırım gerçekleştirileceğini belirtirken konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Önümüzdeki dönem, kamuda enerji verimliliği yatırımlarının finansmanı için Dünya Bankası ile yaklaşık 200 milyon dolarlık bir kaynak anlaşmasına da vardık. Bunu inşallah İller Bankası üzerinden, kamu binalarımızın başta ısı yalıtımı olmak üzere enerji tasarrufuna dönük çalışmaları için merkezi idari birimlerin ve belediyelerle birlikte yerel yönetimler uzun vadeli ve düşük faizli bu kaynaktan yararlanmış olacak.”
Bu haber en son değiştirildi 12 Kasım 2018 13:40 13:40
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…