Reklam
Kategoriler: Ekonomi

Enflasyon ‘artarken’: Ekonomik bağımlılık fiyatları uçurdu

Reklam

Enflasyon verileri ekonomideki vahim tablonun ne denli büyüdüğünü gösteriyor. TÜİK’in 3 Eylül tarihinde açıkladığı verilere göre yıllık enflasyon tüketiciler için yüzde 17,9 olurken, üreticiler için ise yüzde 32’ye dayandı. Aylık enflasyon artışı iki puandan fazla gerçekleşirken, bu artış 2006 ayından beri bir rekor.

TÜİK’in açıkladığı verilere göre özellikle yurt içi üretici fiyatları endeksindeki artış dikkat çekiyor. Geçtiğimiz aya göre 6 puanlık artış ile uzun bir dönem sonra rekor kıran fiyat artışı, üreticiler için durumun kötü olduğunu gösteriyor. Özellikle ara malları fiyatlarında ve sermaye malları fiyatlarındaki artış ciddi dikkat çekiyor. Ara malı fiyatları geçtiğimiz aya göre yüzde 8,42 artış gösterdi. Sermaye mallarındaki artış yüzde 7,5 olurken, onu enerji fiyatları izledi.

Bağımlılık fiyat artışlarını körüklüyor

En çok fiyat artışı gerçekleşen ürün petrol ürünleri oldu. Kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 25’lik artış gösterirken, metal cevherleri ürünleri de yüzde 15’lik bir artış kaydetti. Her iki ürünün artışı da kur etkisi kaynaklı. Metal cevherlerindeki artışın bir diğer nedeni ise ABD’nin koyduğu gümrük vergileriyle ilgili. ABD gümrük vergisine karşılık Türkiye’de gümrük vergilerini yükseltti. Bunun sonucu olarak metal cevherleri ürünlerindeki fiyatlarındaki artış gerçekleşti. Fiyatlardaki artış, vergilerdeki artışın iç pazar arzının yeterli olmamasından kaynaklanıyor.

Bununla beraber sanayi ürünlerini de kapsayan üretici fiyatlarının ciddi oranda artışı da kur gerilimi kaynaklı. Sanayinin ihtiyaç duyduğu ara mallar Türkiye’de üretilmesi düşük olduğundan ve sermaye malları da yetersiz olduğundan ötürü dış kaynaklı etkilerde bu ürünlerde fiyat artışları gözlemleniyor. Bir başka deyişle ekonominin bağımlılığı sadece finansal alanda değil, üretim alanında da gözlemleniyor. Türkiye ekonomisi, sermaye sınıfının ihtiyaçları doğrultusunda plansız ve toplum ihtiyaçları göz ardı edilerek büyütülürken, üretimde de dış kaynaklara teslim olundu.

Gıdada enflasyon yüzde 20 düzeyinde

Durum tüketici fiyatları için de farksız değil. Tüketici fiyatları iki puan artış gösterdi. Bu artışın bir kısmı üretici fiyatları kaynaklı. Diğeri ise benzer bir biçimde ürünlerin ithal oluşundan ötürü. Özellikle tarımdaki iflasın enflasyonu nasıl azdırdığı gözlemlenirken, gıda ürünlerinde fiyatların dizginlenemediği açığa çıkıyor.

Tablo1. Temel Maddelere Göre Aylık Enflasyon

Emekçilerin temel ihtiyaçları gözetildiğinde enflasyonun etkisinin katlandığı gözlemleniyor. Özellikle gıda, giyim ve ulaşım alanlarında enflasyon artışı ciddi düzeylerde. Gıda da enflasyon yüzde 20 düzeyinde. Ulaşımda yüzde 14 düzeyinde gözlemlenen enflasyon, giyim için ise yüzde 13 düzeyinde. Ancak giyim ürünlerinde Ocak 2017 ayında enflasyonun yüzde 3 civarında olduğu düşünülürse, tekstil ürünlerindeki fiyat artışının emekçilerin bütçesinde ne denli büyük bir delik açtığı görülebilir.

Sanayinin lokomotifi olarak görülen dayanıklı tüketim malzemelerindeki artışın yüzde 30’lara varmış olması ise dikkat çekiyor. Vestel, Beko, Arçelik gibi ISO 500 içinde yer alan bir çok dayanıklı tüketim malzemesi üreten firma olduğu düşünüldüğünde, enflasyon artışının sonuçlarının sermayeye değil, emekçilere olduğu görülebilir.

Emekçiler için enflasyon daha da artacak

TÜİK’in açıkladığı verilerin bir diğer dikkat çeken yanı ise üretici ve tüketici fiyatları arasında açılan makas. Üretici fiyatlarının sene başından bu yana tüketici fiyatlarına göre neredeyse iki kat hızlı olan artışı sonunda emekçilerin geçim derdinin büyüyeceğini gösteriyor. Makasın önümüzdeki aylarda kapanması ve tüketici fiyatlarının emekçilerin aleyhine bozulması olası. Dolayısıyla enflasyonun önümüzdeki günlerde tüketiciler için yüzde 25’ler seviyesine varması olasılık dahilinde.

Tablo 2. Aylara göre ÜFE-TÜFE düzeyleri

Fiyat kontrolleri tek çözüm

Bu noktada emekçiler için ciddi bir mücadele başlığı ortaya çıkıyor. Sadece ücretlerin değil, fiyatların düzeyleri konusunda emekçiler önümüzdeki dönem önemli bir mücadele yürütmeli Bunun için gıda fiyatları başta olmak üzere temel tüketim malzemeleri üzerinde fiyat kontrolünün getirilmesi zorunlu hale gelmiş durumda. Uzun dönemde ise ekonomide emperyalizmin bağlarının kırılarak kâr için değil, toplum için üretime geçilmesi gerekiyor. Aksi durumda önümüzdeki aylar emekçiler için daha da zor geçecek.

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam