Reklam
Kategoriler: Hafıza-i Beşer

HAFIZA-İ BEŞER | 9 Eylül 1984 – Elveda Çirkin Kral

Reklam

Asıl aldı Yılmaz Pütün olan Yılmaz Güney’in kendi ifadesine göre, Pütün; kırılması zor meyve çekirdeği demektir.

Adana’da bir süre Kemal ve And film şirketlerinde çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul’a giden ve Atıf Yılmaz ile tanışan ‘Çirkin Kral’, bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazdı. Daha sonra Atıf Yılmaz’ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.

1959 yılında Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğini yapacağı iki filme senaryo yazdı ve bu filmlerde rol aldı. Film sektörüne giriş yapmış olan Yılmaz Güney daha sonra Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazdı. Yazdığı öykülerden birinde Komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle hapse mahkum edildi. 1961 yılında bir buçuk yıl hapis yattıktan sonra kaldığı yerden devam etti ve macera filmleri çekmeye yöneldi. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını aldı. Bu dönemdeki en önemli filmi Lütfü Akad’ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan ‘Hudutların Kanunu’dur. Süreç içerisinde oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney’in, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuş oldu.

1971 yılında Efraim Elrom’un öldürülmesiyle ilgili olarak aranan Mahir Çayan ve arkadaşlarını sakladığı gerekçesiyle 2 yıl hapis ve sürgün cezası almıştır. İçeride kaldığı dönemde öykü ve şiire olan yeteneğini geliştiren ‘Çirkin Kral’ yazılarını Güney isimli dergide yayımlamıştır.

İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl ‘Arkadaş’ filmini çekti. Yine aynı yıl ‘Endişe’ adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu’yu öldürmek suçuyla tutuklandı ve 25 Ekim’de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976’da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

5 yıl hapis yattıktan sonra 9 Ekim 1981 tarihinde, hapse girmeden önce çekmiş olduğu ‘Şeytanın Oğlu’ filmine benzer bir şekilde izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevi’nden, Antalya’nın Kaş ilçesine geçti. Daha sonra Kaş’tan Yunanistan’a bağlı Meis adasına, oradan da İsviçre’ye geçti. İsviçre’den sonra Fransa’ya geçen Yılmaz Güney yaşamına Fransa’da devam etti.

Cezaevinde yazdığı ‘Sürü’ ve ‘Yol’ filmleri çekildi ve dünyada büyük ilgi gören ‘Yol’ filmi Yılmaz Güney tarafından tekrar kurgulandı ve Cannes Film Festivali’nde ödül aldı.

Fransa’da ‘Duvar’ filmini çekti. Güney’in, 1976 yılında Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde tanıklık ettiği, çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyanın sinemaya aktarıldığı ‘Duvar’ son filmi oldu.

Son yıllarını Paris’te geçiren Yılmaz Güney mide kanseri nedeniyle 9 Eylül 1984’te aramızdan ayrıldı.

Reklam

Önceki Haberler

T24’ün erişim engeline yaptığı itiraz reddedildi

T24’ün internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engeline yaptığı itiraz reddedildi. 30 Eylül’de…

9 Ekim 2026 18:03

Dil Derneği’nden Mustafa Bildircin ve Sefa Uyar’ın ‘İktidarın Kılıcı ve Kalkanı: Erbaş’ın Diyaneti’ kitabına ödül

“İktidarın Kılıcı ve Kalkanı: Erbaş'ın Diyaneti” kitabının yazarları BirGün muhabiri Mustafa Bildircin ile gazeteci Sefa…

9 Ekim 2026 17:24

Gülensu Mahallesi’nde yurttaşlar çocuk parkına baz istasyonu yapılmasına karşı eylemde

İstanbul Maltepe'deki deprem toplanma alanına baz istasyonu kurulmasına karşı çıkan mahalle sakinleri ile polis arasında…

9 Ekim 2026 17:12

Gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturmasına ilişkin soruşturmada gözaltına alınan Şaban Sevinç ve Sözcü editörü…

9 Ekim 2026 16:06

Bakan Gürlek açıkladı: Fon vurgunundan 214 kişi, 187,6 milyar lira kazanmış!

Fon soruşturmasında, üç fondan kazanç sağlayan 214 gerçek ve tüzel kişinin toplam 187 milyar 653…

9 Ekim 2026 15:26

İBB davasında “10 milyon liralık çek” gerginliği: Fatoş Pınar Türker, Murat Ongun’a sitem etti

Aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu İBB davasının dün görülen 94. duruşmasında gergin anlar yaşandı. Etkin…

9 Ekim 2026 15:20
Reklam