Reklam
Kategoriler: İç Açız-kutu-3

‘İmam öğretmen’ sürekli dövüyor, okul yönetimi “arkamızda devlet var” diyor!

Reklam

Ankara Gölbaşı’ndaki bir ilkokulda din dersine giren imamın, tüm erkek öğrencilere düzenli olarak sopa veya metal değnekle şiddet uyguladığı, ancak okul yönetiminin ise yaşananların üstünü örtmeye çalışırken “arkamızda devlet var” diyerek şikayetçi velileri yıldırmaya çalıştığı ortaya çıktı.

Dehşet verici olay Cumhuriyet’ten Melis Alphan‘ın köşesinde şöyle aktarıldı:

“Yer Ankara Gölbaşı Hacılar İlköğretim Okulu.
Öğretmenlik uzmanlık gerektiren bir alan olsa da imamların din derslerine girmesinin önünün açılmasıyla, bu okulda da din derslerine öğretmen olarak Hacılar köy camisinin imamı C.D. giriyor.

Velilerin iddiasına göre, 25 Nisan’da 5. sınıf öğrencisi S. ayakkabısının bağcıklarını bağlarken, din dersine giren C.D. ona tekme atmaya başladı. Okuldaki rehber öğretmen görüp çocuğu imamın elinden kurtarsa da, çocuğun ailesine haber veren olmadı. O gün çocuk ayağı şiş halde, yürümekte epey zorlanarak eve geldi. Ailesine hiçbir şey söylemedi. Ama kız öğrencilerden biri olayı annesine anlattı. Ne zaman ki o anne tekmelenen çocuğun ailesini arayıp çocuğun durumunu sordu, çocuğun ailesinin ve diğer velilerin o zaman olan bitenden haberi oldu.

Çocuklarıyla konuştuklarında öğrendiler ki, din derslerine giren bu imam aylardır okuldaki (8 sınıflar hariç) neredeyse tüm erkek çocuklara sopayla, metal değnekle şiddet uyguluyor.
11 yaşındaki A’nın, civardaki bir sitede bahçıvanlık yapan babası Bekir Demirbilek anlatıyor:
“Çocuk derse biraz geç girse ya da sorunun cevabını bilemese sopayla dövüyormuş. Benim oğlan sırada otururken ayağını dışarıya uzattı diye kaval kemiğine sopayla vurmuş. Çocuk 3 gün yürüyemedi. Bize ‘Düştüm’ dedi. Çocuklar korkmuş, söylememişler bize.”

5. sınıfa giden bir çocuğun yine bahçıvan olan babası İsmail Can ise oğlunun vücudundaki morlukları şeker hastalığına ve bu nedenle kullandığı insüline bağlamış:
“Benim çocuğumun sırtında metal fırça sapını kırmış. Sırtında defalarca morlukları gördük fakat söylemedi, ‘Bilmiyorum’ dedi. Biz de ‘İnsülinden dolayı vücudu morarma yaptı herhalde’ diye düşündük. Son olayla haberimiz oldu. Öğretmenlerin olan bitenden haberi varmış, müdürün baskısı nedeniyle bize söyleyememişler, öğrencilere ‘Velilerinize söyleyin’ demişler.”

Aileler öğrenince, çocuğu tekmelenen velinin darp raporuyla birlikte sunduğu şikâyet dilekçesinin altına 5 veli daha imza attı. Buluşup jandarmaya, kaymakama, ilçe milli eğitime, müftülüğe gidip şikâyetçi oldular. Bilmesine rağmen olayı sakladığı için okul müdürünü de şikâyet ettiler.

“Bir hafta sonra savcılığa giderken 3 aile kalmıştık. Birkaç gün sonra, asıl şikâyetçi olan, çocuğuna darp raporu alan veliyi okul müdürü ikna etmiş, o da şikâyetini geri çekmiş. Şimdi sadece 2 veli kaldık şikâyetçi olan” diyor Demirbilek, “Müdüre gidip ‘Bakın olay yargıya intikal etti, siz de gizliyorsunuz, ben bu olayı basına da yansıtacağım’ deyince bana ‘Elinizde delil var mı, nasıl ispat edeceksiniz’ dedi.”
Savcılığa gittiklerinde nöbetçi savcı “Böyle şey olur mu!” diyerek hemen şikâyetlerini işleme aldı ve jandarmaya talimat verdi.
İlçe milli eğitim iki müfettiş görevlendirileceğini söyledi.

Okul müdürü ise, velilerin aktardığına göre, “Müfettiş gelse ne olacak sanıyorsunuz? Burada oturup çay, kahve içecek. Hiçbir şey yapamazsınız. Benim arkamda devlet var, hükümet var” gibi laflar etti.
Veliler bir hafta sonra ilçe milli eğitime yeniden gidip okul müdürünün kendilerine bunları söylediğini, olayın üstünü örtmeye çalıştığını, kendilerini okuldan kovmaya çalıştığını söylediklerinde ise şube müdür yardımcısının sert tepkisiyle karşılaştılar: “Okulda ne işiniz var? Siz karışmayın!”

Çocukların psikolojisi bozuldu

Can, “İşin aslı şu…” diyor, “Birincisi, çoğu veli ‘İmamdır, yapar’ diyor. İkincisi, imamları din öğretmeni olarak direkt hükümetin atadığını düşündükleri için, korkudan sadece 5 veli gelebildi şikâyete. Ondan sonra da asıl darp raporu olan çocuğun velisi şikâyetinden vazgeçti. Diğer ikisinden hiç bilgimiz yok, ulaşamıyoruz, Bekir’le ikimiz kaldık.”

Perşembe günü müfettişler okula geldi, çocuklara imamın kendilerine şiddet uygulayıp uygulamadığını sordular. Çocuklardan birinin iddiasına göre, çocuk “Sopayla vurdu” dese de müfettiş elindeki kâğıda “Hafifçe vurdu” yazmış.

Cuma günü ise jandarma tarafından uzman eşliğinde çocukların ifadesi alındı.

Demirbilek, “İmam hâlâ okulda derslere giriyor. Benim çocuğumun psikolojisi tamamen bozuldu, okula gitmek, derslere girmek istemiyor” derken Can da “Sesimizi duyun. Ülkenin okullarının halini görün” diyor.”

Bu haber en son değiştirildi 14 Mayıs 2018 12:09 12:09

Reklam

Önceki Haberler

Mahir Polat cezaevi hastanesinde: Heyet onayı bekleniyor

Sağlık sorunları yaşadığı halde Silivri Cezaevi'nde tutulan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat'ın ilk olarak…

4 Nisan 2025 12:48

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: ABD’nin gümrük vergisi Türkiye için kötünün iyisi

Donald Trump'ın birçok ülke için ek gümrük vergisi koyulduğunu açıklaması üzerine bir değerlendirme yapan Ticaret…

4 Nisan 2025 12:39

Suriye’deki aleviler BM’den yardım talep etti

Suriye’deki Alevi topluluğu, kendilerine yönelen baskı ve katliamlara karşı, Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları…

4 Nisan 2025 12:22

Oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ve 1o kişi adli kontrolle serbest bırakıldı

Tüketim boykotu çağrısı yaptıkları nedeniyle gözaltına alınan oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ve 10 kişi ,…

3 Nisan 2025 19:11

Tüketim boykotuna destek veren işçiyi işten çıkardılar!

Antep’te bulunan Ecoplast fabrikasında çalışan işçi Cüneyt Tişkaya boykot çağrısını paylaştığı için işten çıkarıldı.

3 Nisan 2025 17:24

Oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ve 1o kişi adliyeye sevk edildi

Sosyal medyadan boykota destek veren oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu dahil 11 kişi gözaltına alınmıştı.. Saraçhane…

3 Nisan 2025 15:47
Reklam