Çalıştığı iş yerinden, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini belirten işçi, 2. İş Mahkemesi’ne müracaat ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ve genel tatil ücreti alacaklarını talep etti.
Mahkemede savunma yapan davalı işveren ise; davacı işçinin iş yerinde kullanımı yasak olmasına rağmen gizli oturumlar açarak yazdığı e-maillerde, şirket sahibi hakkında da “Cimri, pinti” gibi kelimeler kullandığını ve küfür ettiğini öne sürdü.
Mahkeme, davacının yazışmalarda kullandığı ifadelerle ilgili yapılan ceza yargılaması sonucunda beraat ettiğine dikkat çekip, davacıya tazminat ödenmesi gerektiğine hükmetti.
“‘CİMRİ’, ‘PİNTİ’ GİBİ HAKARET İÇEREN…”
İHA‘nın haberine göre, karar davalı işveren tarafından temyiz edildi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi temyiz başvurusunun ardından emsal nitelikte bir karara imza attı.
Kararda, “Davacı tarafından davalı şirketin sahibine ‘cimri, pinti’ gibi hakaret içeren e-mail kayıtları nedeniyle davacının iş akdinin işverence feshinin haklı olduğu anlaşılmaktadır. Davacı hakkında görülen ceza yargılanmasında verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı gözetilmeden, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulü hatalıdır. Temyiz olunan kararın oy birliği ile karar verilmiştir.” ifadeleri yer aldı.
Bu haber en son değiştirildi 7 Haziran 2018 18:00 18:00
Manisa'nın Soma ilçesindeki bir maden ocağında yaşanan iş cinayeti sonrası açıklama yapan TKH, sorumluların derhal…
Türkiye’de gazetecilerden haber sitelerine, akademisyenlerden finans alanında paylaşım yapan hesaplara kadar uzanan erişim engellerine bir…
ABD'nin Irak'taki askeri varlığını sonlandırması sonrasında TKH'den yapılan açıklamada, emperyalizme karşı mücadelenin yükseltilmesi çağrısı yapıldı.
Reuters'ın altı kaynağa dayandırdığı habere göre HTŞ kontrolündeki Şam yönetimi ile Hizbullah temsilcileri, aralarındaki gerilimi…
Mecliste 28'inci dönem 5'inci yasama yılı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un konuşmasıyla başladı. Kurtulmuş, "Yeni anayasa…
Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, "Bir hissedeki bin kat artış SPK’nin gözünden kaçabilir mi?"…