Reklam
Kategoriler: Kültür Sanat

Kemal Sunal’ın ailesi telif davasını AYM’ye taşıyor

Reklam

Sinemamızın unutulmaz isimlerinden Kemal Sunal’ın rol aldığı filmlerle ilgili olarak oğlu Ali Sunal, kızı Ezo Sunal ve eşi Gül Sunal ile Hülya Koçyiğit-Selim Soydan çiftine ait olan Gülşah Film arasında beş yıldır devam eden telif davasında Yargıtay Sunal ailesi lehine verilen kararı bozmuş ve davayı reddetmişti.

Sunal ailesi, Yargıtay’ın aleyhte kararının ardından bu kez davayı Anayasa Mahkamesi’ne taşıma kararı aldı. Kemal’ın eşi Gül Sunal, eşinin 1990’lı yıllarda çektiği bazı filmlerin, özel kanalların yayın hayatına başlamasının ardından sinema seyircisinin azaldığı gerekçesiyle 1970’li ve 80’li yıllardaki kadar seyirciye ulaşamadığını, bunun da yeni filmlerin çekilememesine sebep olduğunu söyledi. 1970 ve 80’li yıllarda çekilen filmlerin sözleşmelerinin sinema gösterimi için yapıldığını ancak yapımcıların televizyon kanalları ile anlaşarak sözleşme şartlarını ihlal ettiklerini savunan Sunal, “Kemal, dizilere ağırlık vermek istedi ancak karşısındaki kanallarda birden fazla eski filmleri oynuyordu ve diziler izlenmiyordu. Bu durum Kemal’i çok üzdü. Yıllar önce 25-30 bin liraya oynadığı filmler milyonlarla anıldığı halde telif hakkı olmadığı için bu dizileri de yapmak zorundaydı. Eğer yıllar önce yaptığı filmler için, bir gün ‘özel kanallar olacak, dvd’ler olacak veya internette yayınlanacak’ diye düşünülseydi o zaman bütün yapımcılar bütün hakları Kemal’e verirlerdi. Çünkü yılda iki-üç filmde oynuyordu ve yapımcılar bu filmler için ne isterse vermeye razıydı. Kemal, bunları öngörebilseydi bütün hakları o zaman alacaktı” diye konuştu.

“YARGITAY’IN BU KARARI BİZCE HUKUKSUZ VE ADALETSİZ”

Gül Sunal, bugün Kemal Sunal filmlerinin birçok ulusal kanalda oynadığını, yeni nesiller tarafından sanatçının tanınmasının ve sevilmesinin kendilerine mutluluk verse de telif hakları nedeniyle ortada büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Sunal, bu kapsamda mirasçıları olarak 2014’te Kemal Sunal ile film çeken bir yapımcıya açtıkları maddi ve manevi ilk davayı yerel mahkemede kazandıklarını, bunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından da onandığını belirterek, sonraki süreçte yaşananlara ilişkin şunları söyledi:

“Daha sonra aynı kapsamda başka yapımcılara açtığımız maddi tazminat davalarımız, İstanbul 4. Fikri Sınai Haklar Mahkemesi tarafından kabul edildi. Fakat bu kez aynı konuyla ilgili Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016 yılında daha önceki içtihatlarına aykırı olarak mahkeme kararlarını bozdu. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kendi emsal kararını gözardı ederek dayanağı aynı olan bu davalarda farklı kararlar verdi. Bu kararın hiçbir hukuki gerekçesi olmayıp, fikri ve sanat eserleri kanunu hükümlerine aykırılık teşkil ediyor. Yargıtay’ın bu kararı bizce hukuksuz ve adaletsiz sonuçlar doğurmuş, yerel mahkemeler de bu bozma kararına uymuşlardır. Kanuna ve adalete karşı bu kararlar için Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağımızı bildiririz. Anayasa Mahkemesi’nin adalete, hakkaniyete ve mevzuata aykırı gerekçesiz bozma kararını hukuka aykırı bulacağına inancımız tamdır.”

ALİ SUNAL: BU YANLIŞTAN DÖNÜLMESİNİ İSTİYORUZ

Kemal Sunal’ın oğlu sanatçı Ali Sunal ise telif hakları için babasının da sağlığında konuya yakın ilgi gösterdiğini, kendilerine de vasiyeti olduğunu ve bu yüzden hukuki yollara başvurduklarını kaydetti. Sunal, “Bizlere bu filmleri sevdiren bu değerli sanatçıların bu eserlerde hakları olduğunu düşünüyoruz. Oyuncunun telif hakkı olmayan ülkeleri say deseniz, adını bilmediğimiz ülkeler çıkıyor. Bence burada oyuncunun hakkı olacağı düşünebilecek, bu hakkı verebilecek kadar gelişmiş bir ülkeyiz. Burada bir açık var ve bunu biz vesile olup kapatırız diye düşünüyorum. Bir yanlış varsa bu yanlıştan dönülmesini istiyoruz” dedi.

Telif hakkı için birden fazla yapım şirketine dava açtıklarını bildiren Sunal, Yargıtay’ın aynı konuda iki ayrı karar vermesinin bir yanlış olduğunu vurguladı. Sunal, “Bu yüzden bir üst mahkemede hakkımızı arayacağız. Bu filmleri değerli hale getiren oyuncuların bu filmlerde hakkı olduğunu düşünüyoruz. Adalete, hukuka inancımız tamdır” ifadelerini kullandı.

Toplantıda konuşan ailenin avukatı Uğur Güven ise Yargıtay’ın iki yıl içerisinde davacısı ve dava konusu aynı, davalısı farklı bir konuda iki ayrı karar verdiğini ifade ederek, “Yargıtay, iki yıl önce verdiği kararla çelişir bir karar aldı. Biz karar düzeltilmesi başvurusu yaptık. Bu konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’ne gidecek ve oradan çıkacak kararı bekliyoruz. Eğer 11. Hukuk dairesi bizim talebimizi reddederse ondan sonra bize düşen hukuk yolu Anayasa Mahkemesi’ne ‘hak ihlali’ yapıldığı gerekçesiyle gitmektir” şeklinde konuştu.

Reklam

Önceki Haberler

İsmail Arı, cezaevinden mesaj yolladı: Gazetecilik kazanacak

Aile ziyareti için gittiği Tokat'ta gözaltına alındıktan sonra tutuklanan İsmail Arı, cezaevinden gönderdiği ilk mesajda…

23 Mart 2026 19:19

Netanyahu hakkında tutuklama kararı veren yargıcın kartları bloke edildi

Netanyahu hakkında tutuklama kararı veren UCM yargıcı Nicolas Guillou, ABD yaptırımları sonrası finansal kısıtlamalarla karşılaştı;…

23 Mart 2026 17:55

Erol Köse 16. kattan düşerek hayatını kaybetti

Müzik yapımcısı Erol Köse, İstanbul Sarıyer’de bir sitede 16. kattan düşerek hayatını kaybetti.

23 Mart 2026 17:44

Kuşadası Belediyesi’nde başkanvekili belli oldu

Kuşadası’nda Belediye Başkanı Ömer Günel’in tutuklanmasının ardından yapılan meclis oylamasında, CHP’li Avukat Tahsin Demirtaş 23…

23 Mart 2026 16:57

7 işçinin hayatını kaybettiği Dilovası davasının ilk duruşması yarın

Kocaeli Dilovası’nda 7 işçisinin yaşamını yitirdiği kozmetik fabrikası yangınına ilişkin 16 sanığın yargılanmasına yarın başlanacak.

23 Mart 2026 16:29

“Andımız”ın okunmasını isteyen veliye “terör propagandası” suçlaması

Isparta'da bir okulda 2 Şubat'ta "Andımız"ın okunmasını isteyen bir veli, İstiklal Marşı'nın okunmasını engellemekle ve…

23 Mart 2026 15:44
Reklam