Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Gülen cemaati ile AKP’nin kavgasının başladığı sürece ilişkin önemli bir itirafta bulundu.
Görmez, 17-25 Aralık sürecinden sonra Cemaat ve Hükümet’e arabuluculuk yaptığı iddialarını kabul ederek, “olayın güvenlik boyutunu bilmeden ülkenin huzuru için yaptığını” ifade etti.
İşte Görmez’in Habertürk canlı yayınındaki o açıklamaları;
“Efendim Diyanet İşleri Başkanlığında oturan bir hoca, eğer konunun güvenlik boyutlarından haberdar değilse, Türkiye’de ortaya çıkan herhangi bir ihtilafı sulh ile barış ile çözmek için üstüne düşeni yapar. Doğrusu zaman zaman dershane hareketleri döneminde diyanet işleri başkanı olarak ülkemizde bu ayrılık olmasın diye gösterdiğim bir çaba var. Ama bu çaba böyle bir toplantı falan değil, sadece insanlarla konuşarak, bana ziyarete gelenlerle paylaşarak, bu ülkeye bu kötülüğü yapmayın diyerek, nasihatte bulunarak böyle bir şey olmuştur. Fakat olayın güvenlik boyutunu, bu noktada daima ben öz eleştiri yaptım. Tabi gönül ister ki, keşke bütün MGK’larda din rengine bürünmüş bu tür yapılanmalar hakkında diyanet işleri başkanı da çağrılıp, arka plan bilgileri verilebilirdi.”
Soru: Sayın Görmez kimlerle görüştünüz? Örneğin Şerif Ali Tekalan’la görüştünüz mü?
Doğrudur. Geldi, kendisi… Son zamanlarda, sıkıştığı zamanlarda bazı şeyler anlattı. Ben de kendisine nasihatlerde bulundum. Böyle yanlış hareketlerle, devletin kurumlarına sızarak, bu tür yanlışlıklar yapmamaları gerektiğini izah ettim. Aslında şunu açıkça ifade etmek isterim, 2012’den itibaren, FETÖ’nün Ankara’da en çok zarar vermek istediği kurumun Diyanet İşleri Başkanlığı olduğunu biz de çok sonra öğrendik. Tek tek maddeler halinde, Mercedes krizinden tutun, fetva krizine kadar… Bu krizlerin tamamının bir algı operasyonu olduğunu daha sonra öğrendik.
Bu haber en son değiştirildi 16 Temmuz 2018 18:21 18:21
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…