Reklam
Kategoriler: Yaşam

Meteoroloji’den uyarı: Artarak devam edecek

Reklam

TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası 2. Başkanı Ahmet Köse, küresel ısınma ve iklim değişikliği sonucu sel, taşkın, fırtına, kuraklık gibi olayların yanı sıra yıldırım, şimşek, hortum gibi olaylarda da artışlar görüldüğünü belirterek, “Bu durum ne ilk ne de son olacak. Her geçen yıl iklim değişikliğinin etkisiyle bu tarz hadiselerin şiddetinde ve sıklığında artışlar görülmektedir ve görülmeye de devam edecek.” dedi.

Son yıllarda, özellikle yaz aylarında görülen yıldırım, şimşek ve gök gürültülü yağışlara dair TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası 2. Başkanı Ahmet Köse, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Köse, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün İstanbul’da Temmuz ayındaki yağışlı gün sayısının yıllara göre dağılımına değinerek, 1981-2010’da Temmuz ayı ortalama yağışlı gün sayısının 4,3 olduğunu, 2018 Temmuz ayında ise bu oranın, birkaç gün içinde alınacak yağışlarla birlikte iki katına çıkacağını aktardı.

Yıldırımlı, şimşekli, gök gürültülü, şiddetli yağış ve fırtınalar için atmosferin dengede olmadığı ilkbahar ve yaz mevsimlerinin en uygun zaman dilimleri olduğunu söyleyen Köse, “Isınan ve yükselen hava atmosferin üst seviyesinde daha soğuk hava ile karşılaşınca aşağı ve yukarı yönlü aktivite başlar. Bu mevsimde dikine gelişen ve kalınlıkları 12 kilometreye kadar uzanan kümülonimbus bulutları şimşekli, yıldırımlı, gök gürültülü, sağanak yağmurlu fırtınalara neden olur.” diye konuştu.

“ELEKTROMANYETİK ALANLAR YILDIRIM VAKALARINI ARTIRIYOR”

Köse, son yıllarda Türkiye’de ve dünyada yaşanan ekstremum meteorolojik hadiselerin, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin sonuçlarını gözler önüne serdiğine dikkati çekti.

Ahmet Köse, küresel ısınma ve iklim değişikliği sonucu sel, taşkın, fırtına, kuraklık gibi olayların yanı sıra yıldırım, şimşek, hortum gibi olaylarda da artışlar görüldüğünü aktararak, “Hiçbir fırtınalı yağış diğerine benzemez. Bu durum ne ilk ne de son olacak. Her geçen yıl iklim değişikliğinin etkisiyle bu tarz hadiselerin şiddetinde ve sıklığında artışlar görülmektedir ve görülmeye de devam edecek” değerlendirmelerinde bulundu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ‘Yıldırım Takip Sistemi’ sayesinde Türkiye’de meydana gelen şimşek ve yıldırımların anlık takip edilebildiğini bildiren Köse, “Yapılan bazı bilimsel çalışmalarda dünyada son yıllarda teknolojinin gelişmesi sonucu özellikle 5G iletişiminin kurulması neticesinde elektromanyetik alanların artmasının yıldırım ve şimşek vakalarını artırdığı yönünde görüşler ortaya konmaktadır.” dedi.

“YILDIRIMDAN KORUNMAK İÇİN 30/30 KURALINA UYUN”

Yüksek binalar, ağaçlar ve metalik eşyalar gibi iyonlaştırıcı malzemelerin yıldırım oluşumuna uygun koşullar hazırladığını söyleyen Köse, can ve mal kaybını en aza indirebilmek adına Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınladığı uyarıların dikkate alınması gerektiğine işaret etti.

Köse, yıldırımdan korunmak için çeşitli önerilerde bulunarak şunları kaydetti:

“Yıldırımdan korunmak için 30/30 kuralına uyulmalı. Yani, şimşek çaktıktan veya yıldırım düştükten sonra 30 saniyeden daha az bir süre içinde gök gürültüsü duyulursa, ışık görüldüğü andan itibaren, en son gök gürültüsünden 30 dakika geçene kadar yıldırım tehlikesi var demektir. Dikkatli olunması gerek. Gök gürültülü bir fırtınaya yakalanıldığı zaman en iyi korunma yöntemi içeri girmektir.

Minare gibi yüksek bina ve yapılarda yıldırımsavar kullanılmalıdır. Yıldırım riski olan havalarda ağaç, bayrak ve telefon direkleri gibi yüksek objelerden, metalik eşyalardan uzak durulmalıdır. Ancak otomobillerin lastikleri yalıtkan olduğu için otomobil içleri güvenli yerlerdir. Açık arazide yere çömelerek oturulmalı, kesinlikle yere yatılmamalı, ayakların bitişik olmasına dikkat edilmeli ve gruplar halinde durulmamalıdır. Su üzerinde ise derhal karaya çıkmaya çalışılmalıdır. Şemsiye gibi sivri metal içeren eşyalar kullanılmamalı, elektrikli eşyalar fişlerinden çekilmeli ve mümkün olduğunca kullanılmamalı, özellikle evde telefonla konuşulmamalıdır. Lastik tabanlı ayakkabılar ve lastik tekerlekler yıldırımdan korumayı sağlar.”

Yıldırım düşmeden önce, belli sinyallerle erken uyarı verdiğini fakat Türkiye’de meteorolojik okuryazarlık oranının düşük olması sebebiyle bu durumun fark edilmediğini aktaran Köse, “Acil durumlarda göreve giden polis, itfaiye ve ambulans araçları çakarlarını ve sirenlerini çalar. Gök gürlemesi siren sesi, şimşekler ise çakar vazifesi görerek yıldırımın çok yakında olduğunu bizlere bildirir.” diye konuştu.

Bu haber en son değiştirildi 24 Temmuz 2018 13:03 13:03

Reklam

Önceki Haberler

Aleyna Çakır davasında Ümitcan Uygun’a verilen ceza belli oldu

Kamuoyunda "Aleyna Çakır" olarak bilinen Sema Esen'in ölümüne ilişkin "intihara teşvik etme" ve "intihar kararını…

22 Eylül 2026 17:20

Körfez ülkeleri İran’la ilişkilerin normale dönmesini istiyor

Katar Başbakanı ve BAE'li üst düzey bir diplomat, Körfez ülkelerinin İran ile ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini…

22 Eylül 2026 16:39

Sayıştay: Bazı yurt binalarına iskan alınmadan öğrenciler yerleştirilmiş

Sayıştay, Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın yurtlarda öğrencileri iskan ruhsatı olmadan yerleştirdiğini, bu durumun yangın riski…

22 Eylül 2026 16:28

TKH’den İran’a yönelik yaptırımlara tepki: ABD’nin mandası değiliz

TKH'den yapılan açıklamada "Bağımsız ve egemen bir ülke olmanın AKP iktidarıyla mümkün olmadığı, alınan bu…

22 Eylül 2026 15:09

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında ifade verecek Enver Altaylı adliyeye getirildi

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmada Enver Altaylı, ifadesinin alınması…

22 Eylül 2026 14:38

İSİG Meclisi: 95 çocuk iş cinayetinde hayatını kaybetti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi'nin raporuna göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılında en az…

22 Eylül 2026 13:19
Reklam