‘FETÖ’ kapsamında yargılanan eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve eski Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.
‘FETÖ’nün ‘mülkiye’ yapılanmasına ilişkin eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ın da aralarında bulunduğu 15 sanığın yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Mutlu’nun ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan; Çapkın’ın ise ‘örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme’ suçundan ayrı ayrı 7.5 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen altıncı duruşmaya tutuklu 7 sanık ile aralarında Çapkın’ın da bulunduğu tutuksuz 7 sanık ve avukatları katıldı.
Cumhuriyet savcısı, celse arasında mahkemeye verdiği esas hakkındaki mütalaasında, Çapkın’ın “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme'” suçundan 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını istedi.
Tutuklu sanık Mutlu’nun suç kastının yoğunluğu, suçun işleniş özellikleri, verilen zarar, yaratılan tehlikenin büyüklüğü ve suçun işlendiği zaman hususlarını değerlendiren savcılık, mütalaasında, Mutlu’nun, ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…