Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan hamile çocuklar skandalı sonrası Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan raporda, 2017’nin ilk 5 ayındaki hamile çocuk sayısının 115 değil 158 olduğu açıklandı.
Bakanlık denetçisi Mustafa Kılınç’ın imzasını taşıyan 89/03 sayılı 84 sayfalık rapor, 2017’nin ilk 5 ayındaki hamile çocuk sayısının 115 değil 158 olduğunu ortaya koyuyor.
Rapora göre bu çocuklardan 37’si 15 yaşın altında. Raporda, 12 yaşında 1, 13 yaşında 5, 14 yaşında 11, 15 yaşında 20, 16 yaşında 71, 17 yaşında 50 çocuğun hamile olduğu tespit edildi. Ayrıca 158 çocuktan 34’ü için adli birimlere bildirimde bulunulduğu, kalan 124 çocuk için ise herhangi bir bildirimde bulunulmadığı belirtildi.
Hürriyet gazetesinden Dinçer Gökçe’nin haberine göre, 2016’daki hamile çocuk sayısının ise bin 260 olduğu vurgulandı. Raporda, 64’ünün 15 yaşın altında olduğu tespit edildi. Çocukların bir bölümünün Suriyeli olduğunun altı çizilerek “Hangi ülke vatandaşı olursa olsun, olay ülkemizde gerçekleştiği için Türkiye Cumhuriyeti yasaları geçerlidir” denildi.
Raporda ayrıca, 2016 yılı genelinde hamile oldukları tespit edilen çocuklar ile ilgili işlemi yapan 38 doktordan 33’ü kusurlu bulundu. Hamile olduğu tespit edilmesine karşın, hastanenin sosyal hizmet birimine bildirimde bulunmayan veya 15 yaşın altındaki hamile çocuklar ile ilgili adli vaka dosyası hazırlamayan doktorlar için ‘aylıktan kesme’, ‘kınama’ ve ‘puan kesme’ cezaları verildi. 11 doktor için ise ‘kınama cezası’ yanı sıra savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Raporda, haklarında suç duyurusunda bulunulan hastane personelleri arasında ise dönemin hastane başhekimi Ali Gedikbaşı ile sosyal hizmet uzmanları Nazlıcan Dilber ve Çiğdem Şenbil Kaba da yer aldı. Hakkında dava açılan dönemin hastane başhekim yardımcısı Akif Akça’nın da kusurlu olduğu kaydedilerek puan cezası verildi.
Bu haber en son değiştirildi 9 Ekim 2018 09:54 09:54
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…