Rusya başkanlık sarayı Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, uluslar arası tarafsız ve dürüst bir soruşturma olmadan Suriye’de kimyasal silah kullanımı iddiaları konusunda herhangi bir sonuç öne sürmenin doğru olmadığını belirtti.
Moskova’da bugün basın mensuplarına açıklama yapan Peskov; Suriye’de kimyasal silah saldırısı yönündeki iddiaların ikide bir öne sürüldüğünü, uluslar arası dürüst, profesyonel ve tarafsız bir soruşturma olmadan bu konuda hüküm vermenin doğru olmadığının altını çizdi.
Peskov kimyasal saldırı iddiasının uluslar arası tarafsız bir şekilde soruşturulması için Rusya’nın birçok kez öneri ve girişimde bulunduğuna dikkat çekerken, bu yöndeki çabaların her daim bu iddiaları öne süren bir kısım devletler tarafından engellendiğini kaydetti.
Suriye ordusunun elinde kimyasal silahların bulunmadığına dikkat çeken Peskov; uluslar arası kimyasal silahları yasaklama örgütünün de gerçeği bizzat kendisi tespit edip ikrar ettiğine dikkat çekti.
Peskov bu asılsız ve gerçek dışı suçlamaları yapan devletlerin amaç ve niyetlerinin malum olduğunu, Suriye ordusunun da kimyasal kullanma ve bu amaçlarına ulaşmaları için fırsat vermesinin mümkün olmadığının altını çizdi.
ABD’nin Suriye’ye karşı herhangi bir yeni saldırıda bulunma ihtimaline ilişkin soruya cevabında Peskov; “uluslar arası kanunlar ve BM misakını ihlal eden daha fazla davranışların olmamasını umut ediyoruz” şeklinde cevapladı.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…