HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDP’nin hükümetle masaya oturmak gibi bir çağrısının olmadığını, devletin geçmişte yaptığı gibi konunun birinci muhattabının İmralı olduğunu dile getirdi.
Temelli, Diyarbakır’da düzenlediği basın toplantısında, AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamalarına yanıt verdi. Konuşmasına, Türkiye Cumhuriyeti’nin 95’inci yıl dönümüne değinerek başlayan Temelli, “Yarın 29 Ekim, Cumhuriyetin 95’inci yıl dönümü. 95 yıllık tarihe baktığımızda Cumhuriyetin demokratikleşememesi sorunu Türkiye’nin birinci sorunu. Ortadoğu krizi ile Türkiye’nin içine sürüklendiği durumun paralelliğine de dikkat çekmek istiyorum” diye konuştu.
Temelli, HDP’nin AKP ile masaya oturma tartışmalarına da açıklık getirerek, hükümete yönelik bir çağrılarının olmadığını, devletin geçmişte yaptığı gibi konunun birinci muhattabının Abdullah Öcalan olduğunu dile getirdi.
Temelli şunları söyledi: “İktidardan bir beklentimiz yok. Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan’ın dün yaptığı konuşmaya cevap veren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, hükümet ve partisi adına yaptığı açıklamada, bir kez daha barışı dışlayan, savaşı bir kez daha Türkiye halkına dayatan bir konuşma yapmıştır. Hala hafızafımızda canlılığını koruyan Cumhuriyet tarihinde atılan en önemli adımlardan olan çözüm süreci ve onun muhattabı Abdullah Öcalan ile görüşmenin ne kadar kritik olduğu da ortadadır. Hükümetle oturalım diye bir çağrımız yok. Böyle bir çağrımız söz konusudu değil. Çünkü, konunun öncelikli muhattabı, devletin geçmişte yaptığı gibi konunun birinci muhattabı İmralı’dır. Bu görüşmelerin başlaması, öncellikle tecridin kaldırılmasına bağlı. Biz, çağrımızı bu yönden yapıyoruz.”
Bu haber en son değiştirildi 29 Ekim 2018 09:37 09:37
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…