Temmuz ayında Çorlu’daki tren kazasında 9 yaşındaki oğlunu kaybeden anne Mısra Öz Sel, üzerinden 5 ay geçmesine rağmen kazayla ilgili dava sürecinin başlamamış olmasına isyan etti.
Sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a seslenen Anne Sel, “Sn.Recep Tayyip Erdoğan (@RT_Erdogan ) evladını,eşini,annesini,babasını,kardeşini Çorlu Tren faciasında kaybeden biz ailelerin hayatları yıkıldı!Evlat acısı nedir bilir misiniz!?Bilmeyiniz..Allah yaşatmasın!Biz hiç sesinizi duyamadık?Rica etsem yargıya bir seslenir misiniz?” ifadelerini kullandı.
Sel, bir başka paylaşımında da tüm siyasilere ve milletvekillerine sorduğunu belirttiği sorusunda “Özellikle beni engelleyen @ahmetarslan36 a da soruyorum! Ülkede ihmaller yüzünden ölen insanların davasını sahiplenmek bu kadar mı zor!? 5 ayda başlayamayan yargı için bir fikriniz var mı tüm #mesclise soruyorum! #çorlutrenkazası” diye yazdı.
‘ASIL KUSURLU’ DENİLEN SORUMLULAR SERBEST BIRAKILDI
Tekirdağ’ın Çorlu İlçesi’nde büyük ihmaller sonucunda meydana gelen tren kazası faciasında 25 kişi yaşamını yitirmiş, 340 yolcu da yaralanmıştı.
Olayı soruşturan Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın oluşturduğu bilirkişi heyetinin kazayla ilgili hazırladıkları raporda “asıl kusurlu” oldukları belirtilen Demiryolu Bakım Müdürü Turgut Kurt, Yol Bakım Onarım Şefi Özkan Polat, Hat Bakım ve Onarım Memuru Celaleddin Çabuk ile Köprüler Şefi Çetin Yıldırım, adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…