Diyarbakır'da skandal görüntüler: Çocukları Said Nursi gibi giyindirdiler
Urfa Barosu, Cumhuriyet düşmanlığı ile tanınan Nur Cemaatinin kurcusu ve lideri Said-i Nursi’nin naaşının bulunup yerine konulması talebiyle 57 yıl sonra suç duyurusunda bulundu.
Said Nursi’nin mezar yerinin bulunmasıyla ilgili süreci takip etmek üzere üç avukat görevlendiren Urfa Barosu, Balıklıgöl’de bu durumu protesto eden bir basın açıklamasında bulunurken yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;
“Savaşta bile düşman cesetlerini kaybetmek insanlık suçu sayılırken savaş hali olmayan bir zamanda ulusal ve uluslararası kamuoyunca tanınan birinin mezarını parçalayarak naaşını kaçırmak elbette ve kesin bir surette büyük bir insanlık suçudur. Zira bu menhus olayda merhum Said-i Nursi’nin mezar yeri bellidir; fakat naaşı eski dilde nebbaşlık diye tabir edilen mezar soygunculuğu yapılarak çalınmıştır.”
Urfa Barosu Başkanı Ahmet Tüysüz, “Bir yandan geçmişle yüzleşme ve bir nebze de olsa toplumsal barışa katkı sunma diğer yandan da bir daha benzer olaylarla karşılaşılmaması konusunda bir direnç oluşturma gayesi taşımaktayız” dedi.
Baro adına görevlendirilen üç avukattan Nurullah Küçükoğlu, “1960 tarihli bir dosya numarası olması gereken bu işlemin 57 yıl gecikme ile gerçekleşmesinden üzüntü duyuyoruz, bu süreci bütün yönleri ile takip edeceğiz. Bu girişimden sonra birçok yerden hem destek hem de eleştiri aldık, Şeyh Said ve Seyid Rıza gibi sembol isimler hakkında da benzer girişimlerin başlatılması gerektiği şeklinde beklentilerle karşılaştık anlatan Küçükoğlu. Bu üç sembol şahsiyetin mezar yerlerinin açığa çıkarılması sürecini takip etmek üzere üç baronun bir ortak komisyon kurması gerekiyor” dedi.
Bu haber en son değiştirildi 27 Mart 2018 16:01 16:01
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…