metal-grev
(Bu yazı Sınıf Tavrı gazetesinden alınmıştır.)
İş gücü karşılığında ücret alarak geçinen, toplumun en yığınsal kitlesi olan işçi sınıfı ve emekçiler için 2019 kolay geçmeyecek gibi görünüyor.
Burjuvazi, ortak çıkarları etrafında birleşip ekonomik krizi fırsata dönüştürürken, 16.5 milyonu sanayi ve hizmet sektöründe, 5 milyon tarımda, 2 milyonu inşaat sektöründe, 8 milyonu emekli, yaklaşık 10 milyonu kayıt dışı ve 30 milyonu aşkın aile bireyi olmak üzere; 70 milyonu “aşkın” işçi-emekçi kitlesi krizin faturasını yükleniyor, yoksullaşıyor.
İşçi sınıfı ve emekçilerin örgütsüzlüğü ve parçalanmışlığı devam ettikçe sermaye sınıfı karşısında, emekçiler kaybetmeye devam edecekler.
Ancak bu kader değildir!
Halen farklı bir yoğunlukta devam eden Sarı Yelekliler Eylemleri, günümüzün mücadele yolları açısından önemli ipuçları içermektedir.
Yelpazenin her siyasal renginden, farklı sendikal yapılardan, farklı yaş-cinsiyet ve eğitim gruplarından, “bir araya gelemezler” denilen “emekçiler” ortak sorunları temelinde bir araya gelmeyi başardılar. Dahası ortak bir “talepler listesi” oluşturdular. Direnenler kararlılıklarını gösterdiler. Toplumun diğer emekçi kesimleri; köylüler, öğrenciler, güvenlik kuvvetleri vb. dayanışma göstererek sahip çıktılar. On binleri bir zaman görmezden gelen siyasal iktidar direnişin kararlılığı ve kitleselliği karşısında taleplerin bir kısmını kabul etmek zorunda kaldı.
Başarıyı sağlayacak etmenleri şöyle sıralayabiliriz:
1)Emekçilerin tüm yapay ayrımları aşarak bir araya gelmesi, ortak talepler belirlemesi,
2)Mücadele alanında ilkeli durulması,
3)Toplumun desteğini yitirilmesine yol açacak tutumlardan uzak durulması,
4)Dayanışma ve kararlılıktır.
Ülkemizdeki en örgütlü emek hareketi olan sendikalar 800-900 bin kişidir. Bu sayının da 3 konfederasyona bölündüğü gerçeği; 70 milyon emekçinin hem kendi geleceğine hem de ülkenin geleceğine kendilerinin sahip çıkması gerektiğini gösteriyor. Aksi halde, 2019 ‘da sadece krizin faturasını ödemekle kalmayacak, başta “Kıdem Tazminatı Hakkı” olmak üzere hak kayıpları devam edecektir.
Gerçekte herkes sorunları fark ediyor ve çıkış yolu arıyor. Hedefin net ve gerçekçi olması, güven veren bir kitlesellik ile birlik-bütünlüğün sağlanması, dilin yalın, kararlı ve inandırıcı olması harekete geçme kararını etkileyen unsurlar. Örneğin; İstanbul 3. Havaalanı işçileri, 2018’de isyanın sebepleri olarak açıklanan; yemek, yatak ve duş sorunlarını 2015 yılında da şikâyet ediyorlardı.
Peki, neden 2018 de isyan ettiler? Bunu geçmiş deneyimlerdeki sonuçlardan çıkarabiliriz. Nasıl ki işçiler, 15-16 Haziran 1970’te kitleleri harekete geçirmiş, 1991 Büyük Madenci Yürüyüşü ve 1989 Bahar Dalgasının kodları incelendiğinde ülkemizde işçi- emekçilerin kitlesel olarak harekete geçmişse, bugün de aynı kodlar görülecektir.
Çözüm yolu tam olarak buradadır.
17 Eylül'de hayatını kaybeden Gülsen Tuncer için Şişli Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi. Gülsen Tuncer'in cenazesi,…
TKH tarafından yapılan açıklamada "İmzalanan Mekke Antlaşması’nın ülkemizin çıkarlarıyla uzaktan yakından ilgisi olmadığı bir kez…
Sanatın ve sanatçının toplumsal görevlerinden bırakın kaçmayı, tam merkezinde olmaktan da onur duyardı. Değerli eşi…
SPK’nın yaklaşık 130 fon için verdiği tasfiye kararında Tera Portföy’den 5, Bulls Portföy’den 15 fon…
ABD Başkanı Donald Trump’ın önümüzdeki salı günü New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantısı…
YÖK Başkanı Erol Özvar imzasıyla tüm üniversitelere gönderilen yazıda, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı açılış törenlerinde ve…