Reklam
Kategoriler: İç Açı

Astsubayın ölümüne intihar denildi, elinde barut izine rastlanmadı

Reklam

Ankara Polatlı’da temizlediği silahın ateş alması sonucu ‘kendisini vurduğu’ öne sürülen astsubayın yapılan otopsisinde, kurşunun giriş noktası açısına göre kendini vuramayacağı belirtildi. Üstelik astsubayın elinde barut belirtilerine de rastlanmadı. Ailesi çocuklarının öldürüldüğünü öne sürerek soruşturmanın yeniden açılmasını talep etti.

Ankara’nın Polatlı ilçesinde 7 Mart tarihinde yaşanan olayda, 85. Topçu Tugayın’nda görevli 25 yaşındaki Astsubay Çavuş Fatih Teber, iddiaya göre eşi S.A. Teber ile birlikte yaşadığı evde temizlediği silahının ateş alması sonucu boynundan yaralandı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Şehit olduğu açıklanan Teber için, 8 Martta Denizli’nin Serinhisar ilçesinde resmi cenaze töreni düzenlendi ve toprağa verildi.

Geçen sürede yapılan otopsi ve incelemelerin ardından ailesinden elde edilen kriminal belgelerine göre, astsubayın ellerinde barut ve atış artıklarına rastlanmadığı belirtildi. Rapora göre ayrıca kurşunun giriş noktası açısına göre Teber’in kendi kendini vurmayacağı da ifade edildi.

‘BİZİ ALDATTILAR, KANDIRDILAR’

Silahı ateş edenin oğlu olmadığını öne süren baba Kemal Teber, yapılan incelemelerde oğlunun elinde barut izine de rastlanılmadığını belirterek, “Kan birikintisinin olduğu yerle, oğlumun olduğu yerle silahın bulunduğu yer arası yaklaşık 2 metre. Patlamamış bir tane daha mermi var. ‘Şarjörü aldım’ dedi gelinimiz ama el izi yok, ikisinin de yok. Swap raporu geldi, yani halk arasındaki deyimiyle barut izi artığı. Oğlumun elinde barut izine rastlanmamıştır diye. Yani hiçbir şekilde yok. Ateş eden oğlum değil. O halde ben soruyorum. Oğlum nasıl öldü, kim öldürdü. Ben yargıya güveniyorum. Yargı Türk yargısı. Mutlaka oğlumu öldüreni bulacağına inanıyorum” diye konuştu.

Oğlunun yaralandıktan sonra bir buçuk saat yaşadığını iddia eden anne Hatice Teber ise kandırıldıklarını iddia ederek, “Oğlum 1.5 saat yaşıyor. Hastaneye gittikten sonra vefat ediyor. Biz gidiyoruz buradan, biz gittikten sonra oğlun intihar etti dediler bize. Hep aldattılar, hep kandırdılar” şeklinde konuştu..

Reklam

Önceki Haberler

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50

İrticaya karşı laiklik

Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…

10 Nisan 2026 23:41

Laiklik Meclisi: 98 yıl önce bugün, “Devletin dini İslam’dır” hükmü Anayasadan çıkarılarak laiklik yönünde büyük bir adım atıldı

Laiklik Meclisi'nden yapılan açıklamada "karşı devrim saldırılarının önemli parçası olan “yeni anayasa” dayatması ile ülkemiz…

10 Nisan 2026 17:59
Reklam