Reklam
Kategoriler: İç Açı

Bakanlık İstanbul Esenler’de 720 hektarlık askeri alanı imara açtı!

Reklam

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul, Esenler’de 720 hektar büyüklüğündeki askeri alanı imara açtı. Topkule ve Baştabya Kışlaları’nın da bulunduğu yaklaşık bin futbol sahası büyüklüğündeki alana konut, turizm, ticaret yapıları, park, millet bahçesi ve külliyeler inşa edilecek.

Cumhuriyet‘ten Hazal Ocak’ın haberine göre, Metris, Topkule ve Baştabya Kışlaları’nın bulunduğu askeri alanlar 2012 yılında “Rezerv Yapı Alanı” yani yeni konut alanı ilan edildi. Bu kapsamda Milli Savunma Bakanlığı ile Esenler Belediyesi arasında 2015’te protokol imzalandı. Protokollere göre Milli Savunma Bakanlığı’na ait askeri kışlalar taşınacak, Esenler genelinde bulunan imar sorunlu, yenilenemeyen, riskli ve taşınması gereken yapılarda ikamet eden hak sahiplerinin rezerv alanına transferi sağlanacaktı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, alanın Esenler Kuzey Topkule ve Baştabya bölümü için alt ve üst ölçekli planları hazırlayarak 26 Ağustos’ta askıya çıkardı. Yeni planlara göre 720 hektarlık alanın yüzde 38’ine, yani 2 milyon 788 bin 562 metrekaresine, konut, turizm ve ticaret yapıları inşa edilecek. Konutlar zemin artı 6 katlı olacak. Alanın 583 bin 402 metrekaresi park alanı olarak ayrıldı. Bunların dışında alanda camiden liseye, hastaneden belediye hizmet alanına kadar birçok yapı var. Şehir gibi tasarlanan alanda külliyeler de yapılacak. Planlara 26 Eylül’e kadar itiraz edilebilecek.

‘YAŞAM ALANI BETONLAŞTIRILIYOR’

Planları değerlendiren eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi ve inşaat mühendisi İbrahim Doğan, “Ticari mantıkla çevre düzeni planı yok sayılıyor. İstanbul’un “Anayasası” olarak bilinen 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı da dikkate alınmıyor. Yapılan bu plan tadilatı ile İstanbul’a bir kere daha ihanet edilmiştir. 720 hektar yaşam alanı bir çırpıda rant uğruna betonlaştırılıyor. Yasalara ve imar mevzuatına aykırı olan bu düzenleme kamu yararı taşımıyor ve kente yeni nüfus artışı, yeni yapı yoğunluğu ile birlikte yeni sorunlar taşıyacak” dedi.

“BAKANLIK ELİNİ ÇEKMELİ”

Doğan, İstanbul’un artık bu yapı yoğunluğunu kaldırmadığını belirterek “Uygulanan bu politikalarla birlikte kentte yaşam çekilmez bir hal almıştır. Toplamda yaklaşık 14 milyon metrekare inşaat yapılacaktır. Bu alana yeraltı otoparkları ve bodrumlar dahil değil. Olası bir Marmara depreminde acil müdahale, toplanma alanı ve geçici barınma alanı olarak kullanılması gereken alan olmalıdır bu boş ve halen bakir olan alan. İstanbul’un yapılara ve betona ihtiyacı yok. Ancak park alanlarına, boş alanlara ve meydanlara ihtiyacı var. Nefes alınacak alanlara ihtiyaç vardır, deprem toplanma alanına ihtiyaç vardır. Bütün bu gerekçelerle söz konusu plan geri çekilmeli ve Çevre Şehircilik Bakanlığı da İstanbul’un planlarından elini çekmelidir. Yasalara aykırı olan bu planlara gerekli yasal itirazımı yapacağım” diye konuştu.

Bu haber en son değiştirildi 29 Ağustos 2019 13:20 13:20

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam