AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, Yüksek İstişare Kurulu Üyesi olduğu Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) isimli islamcı kuruluşa karşı sağlanan imtiyazları ve yapılan kıyakları savunmaya çalıştı.
Mardin’de TÜGVA Dargeçit İlçe Temsilciliği’nin açılışa katılan Bilal Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, “TÜGVA’ya bu imkan neden sağlandı” diye eleştiriler yapıldığını hatırlattı, “Kamu kaynakları bu tür sivil toplum kuruluşlarıyla kullanıldığında zaman daha etkili olur. Daha bunu bilmiyorlar. Bizim yaptığımız işi devlet asla yapamaz.” dedi.
“Bizim kısıtlı yurt imkanlarımızla gençlerle ilgilenmemiz başka devletin memurunun ilgilenmesi başka.” diyen Bilal Erdoğan, “Onun için bizim devletin büyük yurt hizmetlerine rağmen TÜGVA olarak yurt hizmeti vermeye devam etmek zorundayız. Çünkü bizim yaptığımız işi devlet asla yapamaz.” ifadelerini kullandı.
Devlete alternatif olarak yurtlar açmasına “hayvan hakları ve hayvanseverler”den örnek vererek konuşmasına devam eden Bilal Erdoğan, “İstanbul’da belediye ekipleri sokak hayvanlarına yiyecek verip destek oluyor. Hayvanseverlerin hayvana olan merhametini bir belediye memuru gösteremeyebilir ama o faaliyeti hayvansever derneğiyle yapmak daha doğrudur. Sosyal hizmetlerin kamu tarafından desteklenmesi normaldir, batıda da böyledir. Bunlar kamu hizmetlerini tamamlar nitelikteki hizmetlerdir.” iddiasında bulundu.
Bu haber en son değiştirildi 28 Şubat 2019 09:02 09:02
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…