AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, kendisini Twitter’dan iftara davet eden üniversite öğrencilerine konuk oldu. Ancak “sürpriz”miş gibi paylaşılan ve yandaş medyaca haberleştirilen olayın arkasından kurgu şüphesini güçlendirecek bir bilgiye ulaşıldı.
AKP’li Yıldırım dün, Ekrem İmamoğlu’nun su faturası ve ulaşım ücretlerindeki indirim kararına destek vermiş, bu desteğini de sosyal medya hesabından duyurmuştu. Yıldırım’ın bu mesajına, Ensar Dikgöz isimli Twitter kullanıcısı, “Başkanım müjdeleriniz için çok teşekkür ediyoruz, birgün bize iftara bekleriz” şeklinde yanıt verdi. Binali Yıldırım, Ensar Dikgöz’ün bu mesajına bugün, “Gençler iftara sizdeyim. Konum atın” diye yanıt verdi. Ensar Dikgöz de, “Başkanım şeref duyarız. Biz hazırlıklara başlıyoruz” şeklince Yıldırım’ın mesajını cevapladı.
Bu durum, “Binali Yıldırım gençlerle iftar açıyor” diye sunulurken, AKP’nin adayı Yıldırım’ı iftara çağıran Ensar Dikgöz’ün AKP’li olduğu ortaya çıktı.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nde olan Ensar Dikgöz, AKP Sağlık Bilimleri Üniversitesi Teşkilatı Yürütme Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor. “Teşkılat”ın Instagram sayfasında Dikgöz’ün adı “Okul başkanı” olarak yazılı bulunuyor:
Dikgöz’ün Twitter hesabına bakıldığında da çoklukla AKP’nin Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ndeki yapılanmasının faaliyetlerini paylaştığı görülüyor.
Bu haber en son değiştirildi 15 Mayıs 2019 17:53 17:53
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…