AKP Sivas Milletvekili ve eski Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın, partisinin Sivas Belediye Başkan Adayı Hilmi Bilgin’e oy isterken söylediği akıl almaz sözler büyük tepki çekmişti.
İsmet Yılmaz, o sözleri sonrası gelen tepkilere yanıt verdi. AKP’ye yakın İnternethaber‘e konuşan Yılmaz, “sözlerinin çarpıtıldığını” öne sürdü.
Yılmaz, “Biz emaneti ehline verin, diyoruz. O zaman doğru bir iş yapmış olursunuz. Bir hayra vesile olan onu yapmış gibidir. Bu aday halk için hizmet ettiğinde onun yapacağı hizmetlere vesile olacak, onun yapacağı hayırlardan size de pay düşecektir demek istedik. Biz belediye başkanlarını ayrım yapmaksızın halka hizmet götürsün diye seçiyoruz. Onlar hizmet götürdüğü zaman o hizmette sizler de ortak olacaksanız demek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
BİR AÇIKLAMA DA TWİTTER’DAN YAPTI
Yılmaz, konuyla ilgili Twitter adresinden de açıklama yaptı. Kullandığı ifadelerin partisindekileri de “üzdüğünü” gördüğünü belirten Yılmaz, şöyle dedi:
“AK Parti Teşkilatımızın düzenlediği “Gençler Soruyor” toplantısında Belediye Başkan adayımızın tercih edilmesinin daha doğru olacağını belirterek, Yunus’ca her yaptığın seni karşılar dedik.
Ancak bu ifadenin, aralarında beraber çalıştığım arkadaşlarımın da olduğu kimseleri üzmüş olduğunu görmekten büyük bir üzüntü duydum. Ben, bu söylenenlerden beriyim. Ben gelmedim dava için. Benim işim sevi için “
Bu haber en son değiştirildi 27 Ocak 2019 15:30 15:30
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…