Reklam
Kategoriler: İç Açı

CHP’den 100. Yıl Bildirgesi

Reklam

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) 100. Yıl Bildirgesi’nde, “CHP olarak Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 19 Mayıs’ta başlattıkları büyük direnişten aldığımız güç ve ilhamla, partimizin köklerinin dayandığı büyük mücadelenin başladığı o kutlu günün 100. yıl dönümünde Türkiye’de yaşanan her türlü haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı çıkıyoruz,” ifadesi kullanıldı.

Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere bütün kahramanların minnet ve şükranla anıldığı bildirgede, Atatürk’ün Samsun’a hareket ettiğinde ülkenin içinde bulunduğu duruma işaret edildi.

Dünya Savaşı’nın kaybedildiği, yurdun her köşesinin işgal edildiği, halkın yoksul, bitkin ve umutsuz olduğu bir dönemde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele için Samsun’a çıktığı hatırlatılan bildirgede, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

“19 Mayıs, kaderimizi kendi elimizle belirlemenin, bağımsızlık uğruna ölümü bile göze almanın, emperyalizme ve iş birlikçilerine boyun eğmemenin, sömürüye direnmenin, bağımsızlığımızın önündeki engelleri yok eden onurlu mücadelenin, en karanlık anlarda bile yurt sevgisiyle omuz omuza mücadelenin, esareti, mandacı emperyalistin himayesini reddeden bir milletin hakkına, hukukuna ve bağımsızlığına sahip çıkma azminin ve kararlılığının tarihidir. Sadece düşman işgalinden kurtuluşun değil, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkemizi dünyaya duyuran görkemli yolculuğun başlangıcıdır. 19 Mayıs, ulusu Cumhuriyete ve özgürlüğe kavuşturan görkemli ve ödünsüz direnişin adıdır. Bu nedenle Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu ve ilk genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisi olarak milletimizin 1919 koşullarında bile kaybetmediği özgürlük ve bağımsızlık idealini, 19 Mayıs’ın 100. yılında kararlılıkla sahipleniyoruz.”

KUVAYİ MİLLİYE VURGUSU

CHP’nin zor zamanların ve mücadelenin partisi olduğu belirtilen bildirgede, bugün Türkiye’nin 100 yıl önceki mücadele sonunda elde edilen kazanımların gerisine düştüğü savunuldu.

Demokrasinin ve anayasal kurumların çağın gerisine düştüğü ileri sürülen bildirgede, şunlar kaydedildi:

“Ülkemiz otoriter tek adam rejimiyle yönetiliyor olabilir. Güçler ayrılığı ortadan kalkmış, düşünce ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere bütün temel haklar kısıtlanmış olabilir. Hayatın her alanındaki kötüye gidişe ses yükselten bütün yurttaşlar, bütün sivil toplum örgütleri baskı ve zulümle karşı karşıya olabilir. Bölen, kutuplaştıran baskıcı siyasetle ulusal birliğimiz yara alıyor olabilir. İktidar sahipleri halka hizmeti değil, efendi olmayı, halkı demokrasi ve özgürlükten yoksun bırakmayı, saraylarda yaşamayı ve halkı yoksullukla terbiye etmeyi amaçlamış olabilir. Hak, hukuk ve adaletten, tüm özgürlüklerden yoksun bırakıldığımız bu dönemde bile milletimiz çaresiz değildir. CHP, kurtuluşun ve kuruluşun partisi olarak 100 yıl öncesinin inancıyla dimdik ayaktadır. CHP, zor zamanların ve mücadelenin partisidir. Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları büyük bir cesaretle nasıl Anadolu’yu kuşatan puslu havayı dağıtmışsa, yorgun ve yoksul halkı nasıl ayağa kaldırmışsa CHP, 19 Mayıs 1919 ruhu ve inancıyla içinde bulunduğumuz bu karanlığı da yok edecektir. CHP olarak Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 19 Mayıs’ta başlattıkları büyük direnişten aldığımız güç ve ilhamla partimizin köklerinin dayandığı büyük mücadelenin başladığı o kutlu günün 100. yıl dönümünde, Türkiye’de yaşanan her türlü haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı çıkıyoruz.”

“Kuvayımilliye geçmişimizden ve geleneğimizden aldığımız güçle, ülkemizin geleceğini aklın öncülüğü, bilim ve sanatın yol göstericiliğiyle yeniden inşa edeceğiz.” değerlendirmesine yer verilen bildirgede, CHP’nin bu mücadelesinde en büyük dayanağının Atatürk’ün 19 Mayıs’ı armağan ettiği gençler olduğu aktarıldı.

Bildirgede, “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür gençlerimiz başta olmak üzere tüm halkımızla birlikte ülkemizi çağdaş demokrasiler ve çağdaş uygarlıkların üstüne taşıyacağız. 19 Mayıs’ın 100. yılında bize bu kararlılığı veren, egemenliğin halkta olduğu bu güzel yurdu kazandıran Mustafa Kemal Atatürk’ü, bütün silah arkadaşlarını, Milli Mücadele’mizin tüm kahramanlarını bir kez daha minnet, saygı ve rahmetle anıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Reklam

Önceki Haberler

PUSULA | Emperyalizmin kanlı kılıcı: NATO

Pusulamızın bu sayısında NATO’yu ve özelde ise NATO’nun geleceğini masaya yatırdık.

5 Nisan 2026 12:15

PUSULA | Ya ABD NATO’dan çıkarsa?

Türkiye'de gerçek bir bağımsız dış politikanın başlangıcı NATO üyeliğinin sona ermesiyle olacaktır. Ancak bu, büyük…

5 Nisan 2026 12:15

PUSULA | NATO’nun kimlik arayışı

Evet, artık ortak düşman komünizm yok. NATO bileşeni ülkelerinin, çok kutuplu bir dünya kapitalizminde çıkarları…

5 Nisan 2026 12:14

PUSULA | Türkiye’nin NATO’dan gördüğü zararlar

Çözüm, emperyalizmin bir başka biçimine sığınmak değildir. Çözüm, gerçek anlamıyla bağımsız, barışçıl ve halkların dayanışmasına…

5 Nisan 2026 12:13

PUSULA | NATO: Emperyalist kapitalist sistemin jandarması

NATO üyeliği, ülkeler için ulusal egemenliğin devredilmesi ve ordunun doğrudan Pentagon’a bağlanması anlamına gelmiştir. Türkiye’de…

5 Nisan 2026 12:12

TKH’den Trump Tower önünde NATO protestosu: Bu ülkenin güvenlik problemi NATO’dur!

TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek’in katılımı ile düzenlenen eylemde okunan basın metninde temmuz ayında Ankara’da…

4 Nisan 2026 17:53
Reklam