Darbedilen avukatın Cumhurbaşkanı'na hakaret etmediği tespit edildi
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 13 Nisan akşamı nikah şahitliği yaptığı Demirören-Kalyoncu ailelerinin düğünü sırasında Çırağan Caddesi’nin trafiğe kapatılmasına tepki gösteren avukat Sertuğ Sürenoğlu, Cumhurbaşkanı korumalarınca darp edilmişti. Bir gece gözaltında kalan Sürenoğlu, ‘Cumhurbaşkanına hakaretten’ tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılmıştı. İfadesinde korumaların baskı ve işkencesi altında tutanağı zorla imzaladığını söyleyen Sürenoğlu, Cumhurbaşkanına hakaret etmediğini belirtmesine rağmen tutulan tutanak nedeniyle ev hapsine alınmıştı.
Sosyal medyada ortaya çıkan görüntülerde ise Sürenoğlu’nun, ‘Bir düğün için bu olur mu?’ dediği ve korumaların müdahalesi görülüyor.
Sürenoğlu’nun avukatı, görüntülerle birlikte ev hapsinin kaldırılması için sıralı itirazlar yapsa da tümü reddedildi. Soruşturmayı yürüten savcılık ise, görüntülerin incelenmesi için İstanbul Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü’nü bilirkişi olarak atadı. Görüntüleri inceleyen bilirkişi, Sürenoğlu’nun Cumhurbaşkanına hakaret ettiğine ilişkin herhangi bir tespite yer vermezken Sürenoğlu’nun ‘Bir düğün için bu olur mu?’ diye bağırdığını raporunda belirtti.
Sürenoğlu’nu darp eden korumalar hakkında ise, bakanlığın henüz onay vermediği için soruşturma başlatılmadığı öğrenildi.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…