Türkiye sağının “sembol” ismi, eski cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel, ölümünden sonra da “mal-mülk” konusuyla gündem olmaya devam ediyor. Süleyman Demirel’in kardeşi işadamı Şevket Demirel’in eşi ve 3 kızı, Yahya Murat Demirel’in miras hakkının kendilerine verilmesi için dava açtı.
Akşam‘dan Neslihan Keskin’in haberine göre, 9 Mayıs 2016’daki vefatından bir yıl önce Şevket Demirel’in hazırladığı ikinci vasiyetname Isparta 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından açılıp okundu.
Demirel vasiyetnamesine, “Ailemizi yanlış işler yaparak karalayan Yahya Murat Demirel’i mirasımdan çıkarıyorum. Daha önce ona verdiğim mahfuz payın diğer kanuni mirasçılarımın tamamına hisseleri oranında taksim edilmesini istiyorum” yazdı.
Demirel’in eşi ve 3 kızı da bunun üzerine dava açarak, “Yahya Murat Demirel’e ait miras paylarının ailesi olarak bizlere verilmesi için paylarının tespitiyle mirasçılık belgesi verilmesini talep ediyoruz” dedi.
Yahya Murat Demirel’in sahibi olduğu batık Egebank 21 Aralık 1999’da TMSF’ye devredildi. Bankanın zararının 1.1 milyar dolar olduğu bildirildi. Demirel’e çok sayıda ceza ve ticari dava açıldı. Demirel’e en son İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘hileli iflas’ davası açıldı. Demirel bugüne kadar savunma yapmak için hiçbir duruşmaya katılmadı. Mahkemede iki yıl önce Demirel hakkında yakalama kararı çıkardı.
Bu haber en son değiştirildi 6 Mart 2019 13:44 13:44
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…