AKP kulislerine yakınlığıyla bilinen Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı arasında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili ‘görevden alma’ gerginliği yaşandığını yazdı.
Selvi’nin aktardığına göre Erdoğan, MYK toplantısında İmamoğlu’nun Ordu Valisi Seddar Yavuz ile yaşadığı polemiğin ardından ceza alması durumunda görevden alınabileceğini tekrar etti. Bunun üzerine Hayati Yazıcı ise bunun doğru olmadığını söylerken “Suçlu bulunsa dahi belediye başkanı görevden alınamaz, en fazla kınama cezası verilir” dedi. Yazıcı’nın bu sözleri üzerine gerginlik çıktı. Selvi yaşananlarla ilgili detay vermedi.
Selvi’nin bugünkü köşesinde yer alan ilgili kısım şöyle:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli değerlendirmeler yapmış. Erdoğan’ın değerlendirmesinde “Eski arkadaşlarımızın ihanetine uğradık. Sırtımızdan hançerlendik” şeklinde bir bakış açısı hâkimmiş. Cumhurbaşkanı bir ara Ordu Havalimanı’nda yaşanan VİP olayına değinmiş. Seçim kampanyası sırasında da bu konu üzerinde durmuş “Yargının vereceği kararı ben şu anda bilemem ama yargının vereceği karar bu işte (İmamoğlu’nun) önünü kesebilir” demişti.
Erdoğan benzer değerlendirmeyi MYK’da yapıyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ise “Bu söylediğiniz hukuken doğru değil. Suçlu bulunsa dahi belediye başkanı görevden alınamaz, en fazla kınama cezası verilir” diye itiraz ediyor. Bunun üzerine Erdoğan ile Yazıcı arasında bir gerginlik yaşanıyor.
Ordu Valisi Seddar Yavuz’u tenzih ederim. Geçmişte Tansu Çiller, İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir yüzünden CHP ile koalisyonu bozdu. 28 Şubat sürecinde Menzir, DYP’yi parçalayıp DTP’yi kuran ekip arasında yer aldı. Yasaklar referandumunda Antalya Valisi Bahattin Güney, Özal’ın gözüne girmek için Demirel’i miting meydanına sokmadı. Ama Antalya’da Demirel’i “Kurtar bizi baba” diyen on binler karşıladı.
AK Parti’nin devletin sesine değil, milletin mesajına odaklanmasında yarar var.”
Bu haber en son değiştirildi 27 Haziran 2019 13:08 13:08
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…