AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Abdullah Öcalan’a ait olduğu öne sürülen mesajı ve Tunceli Munzur Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ali Kemal Özcan tarafından okunan mektupla ilgili açıklamada bulundu.
Erdoğan, sosyal medya ve TV ortak yayınında yaptığı açıklamada konuya ilişkin “Demirtaş çok açık ve net, CHP’nin adayına desteğini açıklamıştır. Çok ilginç olan nedir Apo’nun yaptığı açıklamadır.” diyerek söze başlarken “Burada bir iktidar mücadelesi var. Bu iktidar savaşında, tabi HDP-PKK kanadında yaşanan bu savaş, Öcalan ve Demirtaş noktasında ciddi bir iktidar mücadelesine doğru kayma gösteriyor. Hatta daha da ileri gideyim dağ da bu işin içinde. Ben bunu biraz daha ileri taşıyorum, Avrupa da bu işin içinde. Bu süreç içerisinde Öcalan kendi ittifakını kaçırtmak istemiyor. Bununla ilgili çok sert açıklamaları var.” iddiasında bulundu.
Öcalan için “Demirtaş’tan hesap sormaktan dağdan hesap sormaya varıncaya kadar. Onların kendisine ihanet ettiği inancı içinde. Onlara yönelik kesin tavırları var.” diyen Erdoğan, mektup için “Yaptığı açıklamada, ‘siz beni destekliyorsanız, siz benim arkamdaysanız ne buraya ne şuraya değil, kendi tavrınızı ortaya koymalısınız. Ve herhangi birinden yana değil, kendi kendi tarafsızlığını ortaya koymalısınız’ gibi bir havanın içerisinde var. İttifaklarla işiniz yok’ diyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu haber en son değiştirildi 21 Haziran 2019 10:17 10:17
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…