9 üniversitede yeni fakülteler kuruldu
Her ile üniversite açmakla övünen siyasi iktidarın yükseköğretimde yarattığı tahribatın boyutları içler acısı. Üniversitelere e –kayıtlar başlarken Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tercih kılavuzu verilerine göre 122 devlet üniversitesinden 78’inde 273 bölümde profesör doktor, doçent doktor veya doktor öğretim üyesi bulunmuyor. Akademisyensiz bölümler toplam 14 bin 421 kontenjana sahip. Bu üniversiteler arasında köklü geçmişe sahip Boğaziçi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Marmara Üniversitesi gibi üniversiteler de var. Bunun yanı sıra bin 694 bölümde 5 kişiden az akademisyen bulunurken, bunların 642’sinde 3 akademisyen, 96’sında 2 akademisyen, 24’ünde ise yalnızca 1 akademisyen yer alıyor.
1.434 bölümde hiç profesör yok. Bunların 743’ünde ise doçent dahi yok. Bin 400 bölümde akademisyen başına 10’dan fazla öğrenci düşüyor. 444 bölümde akademisyen başına 20’den fazla, 50 tanesinde ise akademisyen başına 35’ten fazla öğrenci düşüyor. Tüm bunların yanı sıra akademisyen başına 70 öğrencinin düştüğü bölümler de mevcut.
Birgün’den Anıl Ataş’ın haberine göre en çok akademisyenin tıp, diş hekimliği ve veterinerlik fakültelerinde olduğu gözlenirken, hemen ardından ise ağırlıklı olarak ilahiyat bölümleri geliyor. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ise hiç profesör, doçent veya doktor öğretim üyesi bulunmazken akademisyeni olmayan bölümler arasında ise hiçbir ilahiyat fakültesi yer almıyor. Bunun yanı sıra profesör, doçent veya doktor öğretim üyesi bulunmayan bölümler arasında birinci sırada ise hemşirelik bölümleri yer alıyor. Toplamda 98 tane bulunan hemşirelik bölümlerinin 26’sında akademik kadro bulunmuyor.
Akademik kadrosunda profesör, doçent veya doktor öğretim üyesi bulunmayan bölümler ağırlıklı olarak eşit ağırlıktan öğrenci alan bölümlerden oluşuyor. Bunlar arasında ise 21 tane bankacılık bölümü ve 20 tane uluslararası ilişkiler/ticaret bölümleri öne çıkıyor.
Toplamda 37 bankacılık bölümü bulunurken bunların 21’inde akademik kadro yok.
Konuyu değerlendiren Prof. Dr. Erhan Erkut, “Elimizde yeterli sayıda akademisyen olmadığı halde; popülist sebeplerle, ‘Öğrenciler üniversite görsünler, üniversite okusunlar’ mantığıyla çok fazla üniversite açıldı. Tıp ve hukuk gibi bölümlerde akademisyen sayısında sıkıntılı olmasına rağmen her yere bu bölümler açılıyor. Taşıma suyuyla değirmen çevirmeye, başka okullardan gelen akademisyenlerle işleri halletmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı. İlahiyat fakültelerinde hiç hocasız bölüm olmamasını yorumlayan Erkut, “İmam hatip mezunlarını üniversiteye sokabilmek için her yere ilahiyat fakültesi açtılar, doktorasını bitireni de akademisyen yaptılar. Durum böyle olunca ilahiyat bölümlerinde ne kontenjan sorunu, ne de kadro sorunu yaşanmaması normal” dedi.
Her yıl 1 Ocak sabahı sanatseverlerin vazgeçilmezi olarak sunulan Viyana Filarmoni Orkestrası Yılbaşı Konseri, aslında…
Emeklinin Sesi Derneği, yeni yıla İstanbul Kadıköy'de oturma eylemi yaparak girdi.
2025 yılının son gününde Türkiye Komünist Hareketi Genel Başkanı Aysel Tekerek’le röportaj gerçekleştirdik. 2026 yılına…
Özel Okmeydanı Hastanesi’nde 51 gün süren direniş, sağlık emekçilerinin kararlılığıyla zafere ulaştı. Ücret gaspına karşı…
Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler, üniversite hastaneleri ve özel sağlık kuruluşlarında…