RS FM’de yayınlanan Yavuz Oğhan’dan ‘Bidebunudinle’ programına konuk olan gazeteci Serhan Seyhan, ‘FETÖ’ sanığı Erkan Karaaslan ile cezaevinde görüştüğü ve Ekrem İmamoğlu ile Özlem Çerçioğlu aleyhine ifade vermesi için baskı yaptığı iddialarına ilişkin konuştu.
Seyhan, Erkan Karaarslan’ı cezaevinde neden ziyaret ettiği sorusuna “Kendisiyle ilgili açılan davalarda tanık olarak aleyhte ifade vermiştim. Ziyarete gittim çünkü kaçak olduğu sürece tanıklık yaptığımız dosyada ilerleme kaydedilemedi. Bu sebeple kendisinin doğruları söylemesi konusunda görüşme yaptım. Etkin pişmanlıktan yararlan dedim. Sadece kendisiyle değil eşi ve avukatıyla da görüştüm.” yanıtını verdi.
Aleyhte ifade vermesine rağmen neden görüşmeye gittiği, akrabalık bağı olmadığı halde nasıl içeri girebildiği konusunda ise “Türkiye’de cezaevi savcılığından izin alarak mahkum ziyaret edilebiliyor. Savcıya kendisiyle görüşmek istediğimi, önemli bir konu olduğunu söyleyerek görüşmeye girdim. Amacım kamuoyunun aydınlanması. Biz tanıklar olarak sürekli ifadeye çağrılıyoruz. Savcılıktan ifadeyle ilgili sürekli tebligat geliyor. Doğruları söylemediği sürece konu uzayıp gidiyor.” dedi.
“Konu Karaarslan ile Çerçioğlu’nun yargılanmasıdır. Benimle bir alakası yoktur. Ama FETÖ tutuklusu benimle ilgili bu şekilde ithamda bulunuyor” diyen Seyhan, ‘Siz de onunla konuşmuşsunuz, konuşmasanız bu iddialar ortaya atılabilir miydi?’ sorusunu ise “Peki ben baskı yaptıysam neden bu konuyla ilgili bugüne kadar savcılığa suç duyurusunda bulunmadı?” diyerek cevapladı.
Özlem Çerçioğlu, Serhan Seyhan hakkında verdiği ifadede “Kendisini yıllar öncesinden CHP’nin Gençlik Kolları’ndan tanıyorum. Bundan 5-6 yıl önce belediyemizin 1200 veya 1300 liralık ihalesine katılmış. O ihalede kontrol eden arkadaşlar diploma istemişler. Kendisi de Selçuk Üniversitesi’nden verilmiş olan yazılım mühendisi olduğuna dair bir diploma sunmuş. Arkadaşlar araştırmış. Üniversiteye yazı yazmışlar. Rektörlükten gelen yanıttaysa, ‘Üniversitemizin yazılım mühendisliği bölümü yoktur ve bu kişi hiçbir zaman üniversitemizde öğrenci olmamıştır. Bize gönderdiğiniz diploma tamamen sahtedir’ deniliyordu.Bunun üzerine avukatlar şikayette bulunmuş. 1.5 yıl hapis cezası aldı. İhale de kendisinde kalmamıştı zaten. Husumet buradan başlıyor.” demişti.
Seyhan konuyla ilgili, “Benim hakkımda alınmış böyle bir karar yok. Böyle bir dava Süleyman Topbaş isimli gazeteci bir arkadaş tarafından açıldı. 3 yıl hapis cezası aldım. İtiraz ettim, karar düzeltmeye gönderdim. Karar düzeltme de konuyu beraat etmem talebiyle Ceza Genel Kurulu’na gönderdi. Öyle bir diploma ile başvurum yok. Bununla ilgili noterden evrak aldım ve mahkemeye sundum.” diye konuştu.
Her yıl 1 Ocak sabahı sanatseverlerin vazgeçilmezi olarak sunulan Viyana Filarmoni Orkestrası Yılbaşı Konseri, aslında…
Emeklinin Sesi Derneği, yeni yıla İstanbul Kadıköy'de oturma eylemi yaparak girdi.
2025 yılının son gününde Türkiye Komünist Hareketi Genel Başkanı Aysel Tekerek’le röportaj gerçekleştirdik. 2026 yılına…
Özel Okmeydanı Hastanesi’nde 51 gün süren direniş, sağlık emekçilerinin kararlılığıyla zafere ulaştı. Ücret gaspına karşı…
Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler, üniversite hastaneleri ve özel sağlık kuruluşlarında…