İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun suçlamalarına yanıt verdi. İmamoğlu, Diyarbakır ziyaretine ilişkin Soylu’nun eleştirilerine ilişkin ”Türkiye Cumhuriyeti’nin bir belediye binasına gittim ben. Türkiye Cumhuriyeti hukukun, adalet sisteminin seçime girmesinde hiçbir sorun yoktur dediği kişiyi ziyaret ettim.” sözlerine yer verdi.
İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan kısımlar şöyle:
“Üzüldüğüm taraf devlet adamlığı diye bir tanımımız vardır bizim. Çok düşünüp az konuşmayı gerektiren bir pozisyon. Çünkü sizi milyonlarca insan dinliyor etkileniyor. Hatta dünya dinliyor. Dünya dinleyince ülkemiz adına yorum yapıyor. Dolayısıyla ülke içinde söylenen her cümle bizi ilgilendiriyor. İyi ya da kötü siyaset alanı bu anlamda büyük bir düzelmeye muhtaç. Herkesin dikkatli konuşmaya, insanları oturduğu yerden koltuğunu kullanmadan süreç yönetmeye ihtiyacı var.”
”Başta da dediğim gibi önemsememiştim, polemik yapılıyor demiştim, ben de polemikten beslenmediğimi ifade etmiştim, hala o noktadayım. Devlet adamlığının gerektirdiği hususu istiyorum. Söylenen sözler üzücüydü.”
”Bu da bir polemik, çok acı. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir belediye binasına gittim ben. Türkiye Cumhuriyeti hukukunun, adalet sisteminin ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak seçime girmesinde hiçbir sorun yoktur’ dediği, ve seçilen kişiyi ziyaret ettim.”
”Ben Türkiye Cumhuriyet sınırlarında hangi metrekaresinde kim yaşıyorsa ben ona Atatürk posteride hediye ederim, Türk Bayrağı da hediye ederim. Milli duygularımı işaret eden herşeyi hediye ederim. Hediye edemeyen utansın. Siyaset mecrası olarak gidep orada farklı dil kullanarak oy isteyenler utansın. Benim öyle bir dilim yok ki ben burada nasıl konuşuyorsam, Diyarbakır’da da aynı konuşuyorum. Çünkü herkes benim vatandaşım. 82 milyon insan benim yurdunu seven vatandaşım.”
”Devlet büyükleri, devletinde yaşayan milletine öyle bakmazsa, hiçbir sorunu çözemez. Biz Türkiye’de hukuku uygun her kurumun, demokrasinin her parametresinde bulunan siyasi partilerin kuruluşların güçlenmesini sağlamalıyız. Terör örgütleri bu ülkede hakim olamasınlar. Benim yaptığım tümüyle hukuka uygundur.”
”Yenikapı’ya yarın ya da öbür gün gideceğim. Benim oradaki araçlarla fotoğraf çektirme diye bir çabam olmaz. Amacım bu şehrin israfını engellemek. Ben utanıyorum onları mı göstereceğim? O kadar hizmet fazlası aracın gereği neydi? Teknik raporları arkadaşlarım hazırlıyor. Bazı kurum, kuruluş hatta ailelere neden araç tahsis ediliyor. Arkadaşlarım o bakımdan açıklayacaklar. Niye araçların uydu takip sistemleri belli bir dönemde kayıt altından çıkarılsın? Memleketin malına biz gözümüz gibi bakacağız. İsrafın bedeli herkesle paylaşılacak.”
”Şahıslardan belediyeye araç kiralayamaz. Bana ulaşmış bir bilgi yok. Çekecek farkları var mıdır? Bilmiyorum. Derhal gelip araçlarını alabilirler. Araç kira bedeli ve yakıt masrafları açıklanacak.”
Bu ülkede kökü dışarıda kimseler aranacaksa, AKP birinci sıraya yazılmalı. Dışarıda bir kök aranacaksa o…
Eline aldığı hukuk sopasını emir eri haline getirdiği hâkim ve savcılar eliyle savuran bu iktidarın…
Yerel mahkeme, CHP’nin 40 bin lira manevi tazminat ödemesine hükmetti. Verilen kararın ardın bir üst…
Selimiye Camisi'ne yürüyen madencilere polis copla müdahale etti. Müdahale sırasında iki maden işçisi gözaltına alındı.
Kılıçdaroğlu’nun ekibinden Müslim Sarı’nın danışmanı olduğu belirtilen şahsın, gazeteciye yönelik “Sarı zarf alıyor, tabi böyle…
CHP'den AKP'ye geçmesi büyük tepkilere neden olan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu "ihaleye fesat…