ABD Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Suriye’de ‘güvenli bölge’ gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
YPG konusunda “Bizimle birlikte savaşanların zarar görmemesi, herhangi bir tarafın saldırısına hedef olmaması konusunda taahhüdümüz sürüyor” diyen Jeffrey, IŞİD’in Suriye ve Irak’ya hala bir tehdit olduğunu belirtti, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) Suriye’nin kuzeydoğusunda IŞİD kalıntılarıyla mücadele ettiğini söyledi.
Jeffrey, kendisine yöneltilen “Suriye’de güvenli bölge” kurulması konusunda Türkiye ile anlaşma sağlanıp sağlanılmadığına yönelik soruya cevap vererek, görüşmelerin sürdüğünü fakat henüz net olarak bir sonuca varılamadığını belirtti. Jeffrey, şunları söyledi:
“Bir tarafta önemli bir yerel ortak YPG diğer taraf da NATO müttefiki olan Türkiye var. Bir yandan da PKK ile ilgili endişeler var. Türkiye’ye karşı olan ve geçen hafta Erbil’deki bir Türk diplomatı öldüren PKK tehdidi konusunda oldukça endişeliyiz. Kaygıları dengelemeye çalışıyoruz.”
Ayrıca, Türkiye popülasyonunda ciddi oranda Kürt nüfusunun olduğuna dikkat çeken Jeffrey, Türkiye ile Kürtlerin korunması konusunda görüşmediklerini ve Türkiye tarafından Suriye için planlanan bir “işgal hareketi”nin olmadığını kaydetti.
Türkiye’nin güvenlik endişeleri kapsamındaki güvenli bölge konusunda henüz bir anlaşmaya varılamadığını aktaran Jeffrey, şunları kaydetti:
“Türk Savunma Bakanı (Hulusi Akar) oldukça sert bir pozisyon alıyor. Türkiye, bizim için mantıklı olan tüm ağır silahların geriye çekildiği 5 ile 14 kilometrelik bir alandan daha derin bölge istiyor. Bu konuda bazı anlaşmazlıklar var. Bu durum ‘güvenli bölgenin’ kurulmasını engelliyor ama diplomatik ve askeri temaslarımız sürüyor.”
Bu haber en son değiştirildi 2 Ağustos 2019 10:16 10:16
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…
Bir kez daha laikliği gündem yaptık. Bir yandan laiklik konusunda dinci gericilerin yalanlarını ve tezlerini…