HABER MERKEZİ
AKP’nin gündeme getirdiği ve Marmara Denizi ile Karadeniz’i birbirine İstanbul Boğazı dışında yapay bir su yolu açarak birleştirmeyi amaçlayan yeni kanal projesi üzerine tartışmalar sürüyor.
AKP tarafından dayatılarak gündeme getirilen bu projenin bir başka yönü de ismi. Türkçe dil bilgisi kurallarına uymayan “Kanal İstanbul” kavramlaştırması, aslında AKP’nin hem zihniyetini gösteriyor hem de kanal projesine verilen ismin ne manayla seçildiğini.
AKP döneminde İstanbul başta olmak üzere ülkemizin büyük kentleri ‘AVM’ kodlamasıyla bilinen alışveriş merkezleriyle doldu. Ancak bu alışveriş merkezlerinin isimleri de yine AKP’nin nasıl bir iktidar olduğunu gösteren kültürel sembollerdi. ‘Forum’, ‘Capitol’, ‘Optimum’, ‘Nautilus’ gibi isimler aslında Bizans dönemi isimleri çağrıştırması bakımından dikkat çekici. Bu seçimler, bir yandan İslamcı kimliğini ve “milli-yerli” söylemini öne çıkartıp diğer yandan kapitalizmin kurallarını işleten AKP’nin aslında görünürdeki ve gerçekteki kültürel kodlarını da gösteriyor.
Daha önce benzer bir kavram da ‘Modern İstanbul’ kavramı ile karşımızdaydı. Belki de Modern İstanbul Müzesi denebilecekken Batı taklidi bir tamlamayı yine AKP gündeme getirmişti. Şimdi de “İstanbul Kanalı” ya da “Büyük İstanbul Kanalı” demek varken buna Kanal İstanbul denmesi, sadece Türkçe dilbigisine aykırılık değil aslında AKP’nin tüccar ve taklitçi zihniyetini gösterirken kültürsüzlüğünü de ifade etmiş oluyor.
Konuyla ilgili olarak dilbilimci ve yazar Feyza Hepçilingirler’le konuştuk.
‘Kanal İstanbul’ isminin Türkçe’nin yozlaşmasının yeni bir örneği olduğunu belirten Hepçilingirler, “Hiç kimsenin garibine gitmemesi çok acıklı bir durum. Çünkü bu Türkçe’yi benimsemediğimiz anlamına geliyor. ‘Kanal İstanbul’ diye bir şey olmaz. İstanbul Kanalı, dilbilgisel olarak ad tamlamasıdır ve İstanbul’a ait olduğunu vurgulamak istiyorsak bunun doğru kullanımı bu olmalıdır. Bu ters yüz etme İngilizce’ye özenmekten geliyor. Maalesef ‘yenilik’ diye onu benimsemişiz.” dedi.
Sözkonusu ismi seçenlerin “yerli ve milli” söylemini kullanıyor olmasının daha da acıklı olduğunu dile getiren Hepçilingirler, “Bunu böyle kabul edenlerin ne yerlilikle ne de millilikle ilgisi var. Onlar da kendilerini olmadıkları birileri gibi göstermeye çalışıyorlar. Yerli ve milli olmak Türkçe’ye sahip çıkmak, Türkçe’yi benimsemek ve kurallarını uygulamaktan geçer. Başkaca bir göstergesi yoktur bence.” ifadelerini dile getirdi.
İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği maden katliamının ikinci yılında Kadıköy’de bir araya gelen yurttaşlar sorumluların…
Özyürek ülkemizde yalanın gerçek haline geldiğini, kurumların kişilerin ve bir bütün olarak sömürü düzeninin yalan…
Karabük'te bir koruma polisi, cuma namazı çıkışında elinde ayakkabı ve kerata ile kaymakamı cami kapısında…
Türkiye İstatistik Kurumu, iller ve ilçeler arasındaki refah farkını ortaya koyan son verileri kamuoyuyla paylaştı.…
AKP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın, biyografisinde yer alan Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden mezun olmadığı…
İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının usulsüz iptali sonrası İstanbul Üniversitesi İşletme…