Reklam
Kategoriler: Sol Şerit

Komünistlerden açıklama: Mezhepçi dış politikada başarısızlık, Türk askerini Libya savaşına göndermektedir

Reklam

Türkiye Komünist Hareketi (TKH),  Libya’da iç savaş devam ederken alınmak istenen asker gönderme kararına yönelik bir açıklama yaptı.

TKH açıklamasında “AKP iktidarının Suriye başta olmak üzere Ortadoğu’da neredeyse Müslüman kardeşler üzerinden geliştirdiği mezhepçi dış politikadaki benzer bir sıkışma Libya’da da karşımıza çıkmıştır. Bugün Türkiye ve Libya’daki “Libya Birlik Hükümeti” arasında yapılan mutabakatın Akdeniz’deki oyunları bozduğu iddia edilse de ülkemizi içinden çıkamayacağı yeni tuzaklara çekmek anlamına gelecektir. ” denildi.

Türkiye Komünist Hareketi tarafından yayınlanan basın açıklamasının tamamı şöyle:

Bugün Irak ve Suriye ile birlikte Afganistan ve Katar’da bulunan Türk askeri şimdi Libya’ya gönderilmek istenmektedir. AKP’nin 17 yıllık iktidarının yurtdışına asker gönderme kararı, dış politikada ve diplomatik alanda başarısız politikalarının sonucudur.

Daha önce İslam Ordusu adıyla gerici Körfez ülkeleriyle birlikte kurmaya çalıştığı askeri ittifakın sönümlenmesinin hesapsızlığı ortada durmaktadır. Bununla birlikte AKP’nin Katar’da askeri üs kurması da, Türkiye-Katar ortaklığından daha çok ABD emperyalizminin İran’a dönük saldırı planında Katar’ın korunması rolünü üstlenmiş olmasıyla ilgilidir.

Libya’ya asker gönderilmesi Akdeniz’deki karbon kaynaklarının paylaşımı konusunda Türkiye’nin dışlanmasına karşılık atılmış bir adım olarak gösterilmektedir. Başta Ortadoğu ve Kıbrıs olmak üzere AKP iktidarının baştan sona dış politikada sergilediği başarısızlık masaya yatırılmadan bugün Libya’ya asker gönderme kararını değerlendirmek mümkün değildir.

Akdeniz’deki karbon kaynaklarının paylaşımında emperyalist ülkelerin bir ahtapot gibi devreye girmesi ve Güney Kıbrıs’ın işbirlikçi hükümeti eliyle bunun yürütülmesi bir başka sorundur. Bununla birlikte İslamcı siyaset yürüten AKP’nin neredeyse bütün “İslam ülkeleriyle” kavgalı olması da ayrıca belirtilmesi gereken bir başka başarısız dış politika olgusu olarak mutlaka değerlendirilmek durumundadır. Bunun altında yatan temel olgu ise ülke çıkarı değil AKP’nin mezhepçi yaklaşımıdır.

AKP iktidarının Suriye başta olmak üzere Ortadoğu’da neredeyse Müslüman kardeşler üzerinden geliştirdiği mezhepçi dış politikadaki benzer bir sıkışma Libya’da da karşımıza çıkmıştır. Bugün Türkiye ve Libya’daki “Libya Birlik Hükümeti” arasında yapılan mutabakatın Akdeniz’deki oyunları bozduğu iddia edilse de ülkemizi içinden çıkamayacağı yeni tuzaklara çekmek anlamına gelecektir.

Her şeyden önce atılan bu adımın Libya’da süren iç savaşın bitmesine değil körüklenmesine neden olacağı herkes tarafından görülmelidir. Suriye’de ortaya çıkan yıkımın bir benzerinin bugün Libya’da devam etmesi ve bunun AKP eliyle sürdürülmesi Libya’yı ve Suriye’yi yıkıma uğratan emperyalist devletlerinin çıkarlarıyla paralellik arz edecektir. Ülkemiz, başka ülkelerin yıkım ve bölünmesine ortak olacak adımlardan uzak durmalıdır.

Bununla birlikte Libya’daki yerel iktidar kavgasının bir parçası olarak ulusal çıkarlarının savunulacağını düşünmek tıpkı Suriye’de ortaya çıkan başarısızlığın benzeri bir olasılığı kuvvetle barındırmaktadır. Suriye’deki cihatçı çetelerin bu sefer Türkiye eliyle Libya’ya taşınması ve benzer bir biçimde başka ülkelerin yine farklı cihatçı çeteleri Libya’ya taşıması Libya’nın yıkımından başka bir anlama gelmemektedir.

AKP iktidarı bir kez daha başarısızlığını hesapsız askeri adımlarla kapatmaya çalışmaktadır. AKP iktidarı, bugün savaş kabinesi gibi davranmakta, dış siyasetteki başarısızlığını Türk askerini savaşa göndererek çözmeye çalışmaktadır.

Türkiye, emperyalist devletlerin çıkarlarının ve işbirlikçi hükümetlerinin yaratmış olduğu şartlara ve cendereye mahkum değildir. Bugün AKP ve sermaye devleti tarafından propaganda edilen ve Akdeniz’deki çıkarlarımızı korumak adına girişilen Libya’ya asker gönderme kararı ve Libya’daki İslamcı hükümet ile vardığı mutabakatın, ülkemizin haklarını savunan ve zorunda kalındığı söylenen tek politika olarak gösterilmesi tam bir aldatmacadır.

Türkiye,  en başta Türk ve Rum bütün Kıbrıslıların haklarını gözetecek şekilde kıyısı bulunan bütün ülkelerle yan yana gelerek Akdeniz’de barışı koruyabileceği gibi, bu adımla, ahtapot gibi başta Kıbrıslılar olmak üzere  bütün Akdeniz halklarının kaynaklarını sömürmek isteyen emperyalist politikalara set çekebilecektir.

Bilinmelidir ki, bugün Suriye’de yıkım ile Lübnan ve Filistin’de istikrarsızlığın bir boyutu da, Akdeniz kaynaklarının emperyalistler tarafından sömürülmesi planlarıdır. Bu oyunun bozulmasının yolu cihatçı-mezhepçi dış politika değil, emperyalist planlara karşı komşu ülkelerle masaya oturulmasıdır.

Kıbrıs’ta doğal kaynaklarının hakça ve eşitçe paylaşımı konusunda Kıbrıs’ta iki kesimin müzakerelere başlaması sağlanmalıdır.

Suriye, Lübnan ve Filistin’in de bu sürece dahil edilmesi için hemen adımlar atılmalı, bunun için en başta Suriye düşmanlığına son verilmelidir. Suriye’deki cihatçıların korunmasından vazgeçilerek Suriye ile masaya oturulması emperyalizmin ve siyonist İsrail yönetiminin de alanını daraltacaktır.

İhvan milliyetçiliğinden ve cihatçı seviciliğinden vazgeçmeli, Mısır ile ilişkiler düzeltilmelidir.

Türkiye Komünist Hareketi

Merkez Komitesi

Bu haber en son değiştirildi 26 Aralık 2019 12:44 12:44

Reklam

Önceki Haberler

TKH’den NATO zirvesine karşı imza kampanyası

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) bu sene geçekleşecek NATO zirvesine karşı bir imza kampanyası başlattı. TKH'den…

16 Şubat 2026 19:55

MEB okullara Ramazan ayına yönelik ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ genelgesi gönderdi

Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara gönderdiği ramazan genelgesi tartışılmaya devam ediyor. Öğretmenlerden etkinlik takip formu talep…

16 Şubat 2026 16:51

Türkiye solu ‘harikalar diyarında’: Kürt Sorununda çözüm mü çözülme mi?

Solun mevcut haliyle çözüm masasında hala bulunuyor olması çözümün değil tam olarak çözülmenin yaşandığını bizlere…

16 Şubat 2026 16:28

Patron örgütü MÜSİAD’dan iktidara sürpriz eleştiri: Böyle olmaz

İktidara yakınlığıyla bilinen Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) yeni genel başkanı Burhan Özdemir, ülkedeki…

16 Şubat 2026 14:30

Milano Cortina Olimpiyatları’nda çalışan ‘Özgür Filistin’ dediği için işten çıkarıldı

Milano-Cortina 2026 Kış Olimpiyatları’nın resmi mağazasında çalışan bir görevli, İsrailli turistlere “Özgür Filistin” demesinin ardından…

16 Şubat 2026 14:09

MEB hangi dernek ve vakıflarla protokol imzalandığını açıkladı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin kamuoyunda oldukça tepki çeken protokollere ilişkin açıklama yaptı. Protokoller aracılığıyla…

16 Şubat 2026 13:25
Reklam